“Beni Kaderimin Elinden Al”
Sessiz bir haykırıştı bu cümle. Tüm umutları tükenmiş bir kadının göz yaşlarının haykırışıydı. Kararan hayatların isyanıydı bu cümle, çarelerin çaresiz kaldığı anların acısıydı.
Deriyi yırtan çeliğin ıslığıydı bu cümle ve hiç açılmamak üzere kapanan gözlerin öyküsü.
Sevmekti onların tek suçu. Ailelerine rağmen sevmek. Babalarının onlara çizdiği kaderi kabul etmemekti. İşte böyle attılar onları dönüşü olmayan bir yola sürükleyen o serüvene ilk adımlarını.
Aşıktılar çünkü. Bütün dünyaya diz çöktüreceklerini sanıyorlardı bu aşkın gücüyle. Belki dünya değil ama ailelerine diz çöktürmüşlerdi. Ya da öyle sanıyorlardı. Ta ki kahkahaların sonsuza kadar susacağı, dinmez yağmurlar gibi göz yaşlarının yağmaya başlayacağı o güne kadar.
O gün dünyaya bir çift göz merhaba dedi. O gün kimse bilmiyordu o bir çift gözün bu iki sevgilinin ve diğer herkesin hayatını baştan aşağı değiştireceğini. Ve o bir çift göz ağlıyordu o gün bütün ömrüm boyunca ağlayacak, ağlatacağım der gibi.
Daha söylemek istediğim çok şey var aslında ama bazen kelimelerin yetmeyeceğini anladığınız yerde durmanız gerekir deyip susuyor ve sizleri bu kitapla baş başa bırakıyorum
Hoş kalın, hoşça kalın, kitapla kalın..!