“İnsanlığını yitirirsen dünya bunu hiç umursamaz. Bir süre sonra sen de umursamazsın.”Yozo’nun çocukluğundan başlayarak topluma ve kendisine yabancılaşmasını anlatıyor İnsanlığımı Yitirirken. Yozo insanların arasında gülümseyerek geziyor” şaklabanlık” dediği maskesini takıyor. Hiçbir yere hiç kimseye ait hissetmiyor kendini. Her yerde yabancı, her yerde eksik. Ve zaman geçtikçe bu yabancılaşma ağarlaşarak devam ediyor; yanlış dostluklar, kadınlar, alkol…Hiçbir şey içindeki o uçurumu kapatamıyor ve kendini insanlığını kaybetmiş biri olarak görüyor. Yozo’nun hikayesi sadece bir karakterin çöküşünü değil insanın var oluşunu da sorguluyor. Biz kimiz, nereye aitiz, maskelerimizi çıkardığımızda geriye ne kalıyor? Ve sorular sorular… Bitse bile kapağını çabucak kapatamadığınız, üzerinde uzun uzun düşündüğünüz bir kitap İnsanlığımı Yitirirken.