Yaşam yolculuğumuzu tercihlerimiz belirliyor. Önümüze çıkan seçeneklerin keşke hepsini değerlendirebilsek ya da öncesinde görebilsek yolun sonunu. Ama maalesef böyle bir şansımız yok. Dolayısıyla aldığımız kararların sonuçlarını yaşadıkça görebiliyoruz. Bazen yola çıkma cesaretini içimizde durduramıyoruz bazen size aslında yolculuk için bütün şartlar hazırken hiçbir yere gidemiyoruz.
Konuyu diğer taraftan bakacak olursak aldığımız kararların bazı bedelleri de olacaktır. Hata yapmak insana dair bir şey. Bir şeyleri kabul etmenin her şeyin çok güzel gideceği anlamına gelmeyeceği gibi hata yapmanın da dünyanın sonu olmadığını bilmek gerekir. O nedenle hayat inişleri ve çıkışlarıyla büyük bir fotoğraf.
Kitabın içindeki Ceylan ve Asiye’nin hikayesi de bu anlamda size çok şey düşündürecek eminim. gidenler ve kalanların içinde belki sizler de hayatta aldığınız kararları sorgulayacaksınız. Üniversite tercihlerini belirlerken yolculuğunun manzarası da değişen insanların hikayesini okurken durup düşüneceğiniz çok yeri olacak.
Kişisel kararlar bazen toplumsal ya da ailevi kurallara ters düşe bilmektedir. Böyle bir durumda insan kendi yolunu çizmekten öte kabullenmek zorunda kaldığı alternatifi seçmek zorunda bırakılıyor. Yaşamdaki kırılganlıklarımız, geleneksel değerlerle örtülü bir toplumun içerisinde kendi sesimizi duyurmaya çalışma çabamız ama diğer yandan toplumun bizden bekledikleri gibi konular üzerinde duruyor kitap.
Sonra yazar okuyucuyu öyle bir şeyle karşılaştırıyor ki her şeyi başa alıyorsunuz zihninizde… anlatmaya çalıştıklarını çok sevdim.