Gönderi

9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2018 38. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2018 20:43
Avusturya'nın edebiyattaki medarıiftiharlarından Stefan Zweig'ın intihar etmeden önce yazdığı son romanı Clarissa, oldukça beğenimi kazanan hoş bir kitap oldu. Clarissa deyince benim aklıma nedense, bir ara Trt1'de bile çıkan, Sabrina rolüyle tanıdığımız Melissa Joan Hart'ın ergen haliyle oynadığı Nickelodeon kanalındaki gençlik dizisi geliyor. Böyle pencereden odasına erkek alıp Pearl Jam ve Nirvana muhabbeti yapardı değişik bir kafası vardı, naaa naaa naalarla bezenmiş çok saçma bir açılış şarkısı vardı hem. Saçma bir yere geldi konu ama ben baş kahraman olan Clarissa'yı güzel bir kız olarak hayal ettim. Clarissa isimli bir kız çirkin olamaz gibi geldi okurken. Her neyse, yazar psikolojik analizlerini gerçekten güzel yapmış bu kitabında. Karakterlerle ilgili verdiği belirgin detaylar aklınıza güzel bir şekilde kazınmasını sağlıyor. Zweig birçok kitabında olduğu gibi kısa ve öz cümlelerle çok şey anlatma yoluna gitmiş. Bir kızın gözünden Birinci Dünya Savaşı dönemini oldukça kısa denebilecek bir sayfa sayısıyla anlatması takdir edilmeli bence. Yazar hikayeyi anlatmanın yanında bizlere savaşla ilgili düşüncelerini de aktarıyor bir şekilde. Hikaye demişken kısaca bahsetmek gerekirse; Clarissa babası Avusturya ordusunda subay olan bir kızdır ve annesini erken yaşta kaybettikten sonra uzun bir süre manastırda eğitim almak zorunda kalır. Ağabeyi askeri okula yazılan Clarissa artık kendini geçindirmek zorundadır bu nedenle bir sinir hastalıkları uzmanı olan bir doktorun asistanı olur. Fakat patronunun bir iş gezisi için Luzern'e göndermesiyle Léonard adında bir Fransız öğretmenle tanışan hanım kızımızın hayatı 180 derece değişmiştir, çünkü artık çocuk belasına bulaşmıştır. Birinci Dünya Savaşı patlak verince Léonard'dan ayrılmak zorunda kalan Clarissa oldukça genç yaşta büyük dert sahibi olmuştur, keza en önemlisi düşman bir ülke vatandaşının çocuğunu doğurmalı mıdır? Aslında kendisi macera peşinde koşan, aşırı sosyal, herkese mavi boncuk dağıtan bir kişiliğe sahip değildir fakat onun bu çekingenliği nedense hayatın bazı gerçekleriyle tanışmasına engel olamaz. Şimdi böyle bakınca bir genç kızın özel aşk macerası gibi gelse de anlatılanlar çok daha derin aslında. Stefan Zweig bizlere bir genç kız üzerinden o yıllardaki Avrupa'nın durumunu özetliyor. Titanic filminin aslında bir aşk öyküsü olmamasına benzetebilirim. Kitap bölüm olarak yıllara ayrılıyor ve savaşı az çok bilerek okunduğunda daha keyifli olmakta. Dikkatimi bir başka olay ara sıra Türkiye adı geçmesi. O yıllarda henüz Osmanlı olan devlet nedense Türkiye olarak belirtilmiş, belki yazarın yazdığı dönemin bir etkisi olabilir. Avusturya da o dönemdeki gibi Avusturya - Macaristan olarak geçmiyor zira. Oldukça merak uyandıran kitabın maalesef sonu yok yani yarım kalmış durumda. Stefan Zweig beyefendi niçin kitabı tamamlamadan intihar ediyorsunuz yakıştı mı bu yarım bırakmak size şimdi, bir roman yazıyorsun hepsini bitir öyle intihar et arkandan atlı mı kovalıyor bu acelen nedir gerçekten bir tuhafsın. Etkinlik için okumuş olduğum kitap yarım kalması dışında beni memnun etti diyebilirim. Kitabı öneren İlgen 'e teşekkür ediyorum.
Etkinlik
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.