Gönderi

Bugün bir şey fark ettim. Evlenip çocuk sahibi olana kadar erkek yazarların ve erkek baş karakterlerin olduğu kitapları okumak bana normal gelirdi. Şimdiyse okudukça kitapta empati yapamadığımı, mantıken ve duygu bakımından bana farklı geldiğini hissettiğim an yazara bir göz atıyorum (çok uzun yıllardır e kitap okuduğum için genelde yazarlar kim bilmem konuya bakar açarım) erkek yazar ya da erkek bai kahraman olduğunu fark ediyorum. Yarım bıraktığım kitapların neredeyse çoğu erkek yazar. Sanırım erkek anlatımıyla empati kuramıyorum ama içimde ufak bir ses erkeklerin derinlikli karakter yazmadığımı düşünmeme de sebep oluyor… y da en azından kadın karakterleri benim aradığım derinlikte yazamadıklarını düşünmüyor değilim…
·
815 Gösterim
2 Yorum
Bu konuda örnekleriniz var mı?
Önceki 2 yanıtı göster
Can Vergili
Can Vergili
başarısız hissettiren değil, iç derinliği olmayan karakterlerden bahsediyorum ben. Örnek istiyorsanız çok sevdiğim roman olan Kuyucaklı Yusuf, kadın karakterin babasının bile derinliğini biliyoruz ama kendisinin hiç bir duygusunu yeterli şekilde okuyamıyoruz. Aşkı memnu Bihter, Arzularını mı okuyoruz gerçekten yoksa sadece ahlaki çöküşünü mü okuyoruz belli değil. Genelde az bilinen fantastik okumayı sevdiğim için o kitap karakterlerini bileceğinizi sanmıyorum. Burada bahsettiğim durum basit feminist edebiyat eleştirisi değil. Bir kadın olarak erkek yazarların kadın karakterlerin ne kadar sesi olabildiğininden bahsediyorum.
5 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.