Can Vergili başarısız hissettiren değil, iç derinliği olmayan karakterlerden bahsediyorum ben. Örnek istiyorsanız çok sevdiğim roman olan Kuyucaklı Yusuf, kadın karakterin babasının bile derinliğini biliyoruz ama kendisinin hiç bir duygusunu yeterli şekilde okuyamıyoruz. Aşkı memnu Bihter, Arzularını mı okuyoruz gerçekten yoksa sadece ahlaki çöküşünü mü okuyoruz belli değil. Genelde az bilinen fantastik okumayı sevdiğim için o kitap karakterlerini bileceğinizi sanmıyorum. Burada bahsettiğim durum basit feminist edebiyat eleştirisi değil. Bir kadın olarak erkek yazarların kadın karakterlerin ne kadar sesi olabildiğininden bahsediyorum.
Merve Kızıldağ Ben zaten yazdığınızı okuyunca basit feminist eleştiri olarak almadım. Gerçekten örneklerini merak ettim. Ben de yazmayı seviyorum neyi doğru neyi yanlış yapacağımı anlamak adına soruyorum. Siz kadın karakterleri erkek yazarların erkekçe bir perspektiften yazdığını hissediyorsunuz gibi anlıyorum örneklerinizden.
Can Vergili evet ve bunu evlenmeden anne olmadan önce bu kadar fark edemiyordum. Yani sanırım kadınların kadın sorumluluklarını daha fazla yüklendiği dönemlerde hemcinslerimle empati eşiğim daha da gelişti diye düşünüyorum. Ben de kendi çapımda bir roman yazmaya çalışıyorum ve erkek karakterler için denediğim şeyi önerebilirim size. Kadın karakteri bir işlev değil, bir varlık olarak kur. Onu hikâyeye hizmet eden değil, kendi içsel yolculuğuyla var olan biri gibi düşün. Duygularını sadece gösterme nedenlerini sezdir. Onunla aynı fikirde olmasan bile, onunla empati kurabilecek bir zemin yarat çelişkileriyle, sessizlikleriyle, arzularıyla. Kadınlığı bir tema değil, bir deneyim olarak ele al dıştan değil içten yaz. Ben erkek karakterler için çevremdeki erkeklere sorular soruyorum çünkü gözlemlemek yetmiyor iki cins olarak hala birbirimizi neyi neden yapıyoruz konusunda anlayamıyoruz erkekler kendilerini iyi anlatamıyor ama kadınlar size romanınızda karakter kurmanız için iyi cevaplar verecektir bence. Çünkü kendilerini ifade etmeyi severler ☺️
Can Vergili ve örnek istiyorsanız Ahmet Hamdi tanpınar bilge karasu ve muratgan mungan bu konuda kadın karakterleri derinlikli yazdığını düşündüğüm yazarlar.
Merve Kızıldağ bence kadın karakterleri kurarken en yanlış erkekçe düşünce kadını doğrudan bir neden-sonuç ilişkisine oturtmaya çalışmak. kadın karakteri bir sandalın üzerinde gezintiye çıkmışçasına yazmak gerek. evet altında bir ahşap var, sen onun üzerindesin, evet kürekler de var ve hala bir yere gitme amacıyla binmişsin ama aynı zamanda o sandalın üzerinde durduğu bir deniz var. kadın karakterin illa ki derinine ineceğiz denilirse bence bu gelgitlerin atlanmaması gerek.