Gönderi

Bugün bir şey fark ettim. Evlenip çocuk sahibi olana kadar erkek yazarların ve erkek baş karakterlerin olduğu kitapları okumak bana normal gelirdi. Şimdiyse okudukça kitapta empati yapamadığımı, mantıken ve duygu bakımından bana farklı geldiğini hissettiğim an yazara bir göz atıyorum (çok uzun yıllardır e kitap okuduğum için genelde yazarlar kim bilmem konuya bakar açarım) erkek yazar ya da erkek bai kahraman olduğunu fark ediyorum. Yarım bıraktığım kitapların neredeyse çoğu erkek yazar. Sanırım erkek anlatımıyla empati kuramıyorum ama içimde ufak bir ses erkeklerin derinlikli karakter yazmadığımı düşünmeme de sebep oluyor… y da en azından kadın karakterleri benim aradığım derinlikte yazamadıklarını düşünmüyor değilim…
·
815 Gösterim
2 Yorum
Bu konuda örnekleriniz var mı?
Önceki 4 yanıtı göster
Can Vergili
Can Vergili
evet ve bunu evlenmeden anne olmadan önce bu kadar fark edemiyordum. Yani sanırım kadınların kadın sorumluluklarını daha fazla yüklendiği dönemlerde hemcinslerimle empati eşiğim daha da gelişti diye düşünüyorum. Ben de kendi çapımda bir roman yazmaya çalışıyorum ve erkek karakterler için denediğim şeyi önerebilirim size. Kadın karakteri bir işlev değil, bir varlık olarak kur. Onu hikâyeye hizmet eden değil, kendi içsel yolculuğuyla var olan biri gibi düşün. Duygularını sadece gösterme nedenlerini sezdir. Onunla aynı fikirde olmasan bile, onunla empati kurabilecek bir zemin yarat çelişkileriyle, sessizlikleriyle, arzularıyla. Kadınlığı bir tema değil, bir deneyim olarak ele al dıştan değil içten yaz. Ben erkek karakterler için çevremdeki erkeklere sorular soruyorum çünkü gözlemlemek yetmiyor iki cins olarak hala birbirimizi neyi neden yapıyoruz konusunda anlayamıyoruz erkekler kendilerini iyi anlatamıyor ama kadınlar size romanınızda karakter kurmanız için iyi cevaplar verecektir bence. Çünkü kendilerini ifade etmeyi severler ☺️
3 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.