Bir ülkenin aynısı
Puan vermedi·152 syf.··
2025 20. kitabı
George Orwell yazmış ama sanki bizim memleketi gözleyip yazmış gibi. Kitapta hayvanlar insan zulmüne başkaldırıyor, “artık eşit olacağız” diyorlar. Sonra kendi içlerinden çıkan birkaç zeki tilki — pardon domuz — iktidarı ele geçiriyor. Sonrası malum: İnsanlar gitse de zulüm kalıyor, sadece şekil değiştiriyor. Ben kitabı okurken kendimi bir lider olarak değil, bir çiftlik sahibi gibi değil… daha çok uyanık bir vatandaş gibi hissettim. Çünkü Orwell’in anlattığı şey sadece çiftlikteki domuzlar değil; her dönemin, her ülkenin içinde barınan güç sarhoşu tipler. İlk başta “devrim” diye başlayan her hareketin, sonunda birilerinin “yasak” tabelasıyla bitmesi bana hiç yabancı gelmedi. Bir bakıyorsun, “bütün hayvanlar eşittir” yazıyor duvarda. Ama sonra sessizce eklenmiş: “Bazıları diğerlerinden daha eşittir.” İşte tam orada dedim ki: Bu kitap, roman değil; ders kitabı. Ve dersi geçmek için sadece okumak değil, uyanık kalmak gerekiyor. Bizim ülke de bazen bu çiftlik gibi: Birileri adalet, özgürlük, eşitlik diye bağırıyor ama iş icraata gelince yem torbasını önce kendine ayırıyor. Birileri “halkın sesi” oluyor ama sonra halktan daha çok kendi sesini duyuyor. Orwell olsaydı bugün bizim televizyonları izlese, eminim ikinci cildi yazardı: “Hayvan Çiftliği 2: Demokrasi Simülasyonu.” Benim çıkarım net: Gerçek değişim, domuzların yerini değiştirmekle olmaz. Sistemi şeffaf yapmadıkça, kuralı herkes için eşit kılmadıkça, her çiftlik sonunda bir diktaya dönüşür. Ve halk – pardon, hayvanlar – yine aç kalır.
Felsefe
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.