Selamlar kitapsever dostlarım Sizlere bugün Çağdaş Türk Edebiyatı'nın başarılı yazarlarından biri olan Tarık Tufan 'ın, Gece Açan Çiçekler kitabının tahlili ile geldim.
Kitapta tasavvuf anlatısıyla beraber bolca metafora yer verilmiş. Bunu daha girişteki önsözden anlayabiliyorsunuz.
Kitap okura iki anlatıcının dilinden aktarılıyor:
Halide ve Derviş Ali... Anlatıcı olan iki kuşağın arasında yüz yıllık bir zaman dilimi beliriyor gözlerimizin önünde. Derviş Ali, Osmanlı'nın son dönemlerinde peydâh olurken, Halide günümüzde yaşayan genç bir hanım. Ve ikisinin ortak noktası olan Canfeda Konağı...
Bu konak bana göre, insanların iç dünyasını yansıtan bir metafor olarak seriliyor sayfalara. Halide ve Derviş Ali sırasıyla kendi hikayelerini anlatıyor. Derviş Ali; işlediği bir günah yüzünden kaybettiğine inandığı aşkını, Halide ise anne ve babasının zalimliği yüzünden yaşayamadığı kısacık ve zor hayatını, kardeşleriyle birlikte yaşadıkları acı olayları paylaşıyor okurla... Kitapta yaşanan bütün o acıları, kalbinizin derinlerinde hissediyorsunuz. Okurken çoğu yerde istemsizce boğazınız düğümleniyor, gözlerinize yaşlar hücum ediyor. Kitabın dili öyle akıcı ve güzel ki, güzel Türkçe'miz özenle serilmiş kitabın sayfalarına. Tarık Tufan 'a, bu romanı için teşekkürü bir borç bilirim.
Bugüne kadar kitaplarını okumamış olmanın utancı içerisindeyim. Kitapla kalın sevgili dostlarım.