Öncelikle akşamınız güzel olsun. Kitabı daha yeni bitirmişken taze taze yazayım istedim. Hepiniz Şeker Portakalı'nı duymuş ve çoğunluğunuz okumuştur diye düşünüyorum. İçimi parçalamış ve bir çırpıda okutturmuştu kendini.
Güneşi Uyandıralım ise Şeker Portakalı'nın devamı yani 2. kitabı. Bu sefer bir şeker portakalı fidanı yok ama yüreğine yerleşen ve Zeze'nin korkusuz bir çocuk olmasına yardım eden kurbağası var. Bir de hayalindeki özellikleri atfettiği babası yerine koyduğu Maurice. Her daim ona inanan ve yanında olan Fayolle'ün de adını anmadan geçmek istemiyorum. Zeze'nin hayatındaki bu isimler ile çocukluğunun sonu ve yeniyetmeliğinin başlarını okuyoruz.
İlki kadar üzüntüden kavrulmadığım bir de yine zevkle okuduğum bir kitap oldu. Bunun da devamı olan Delifişek'i okumak için sabırsızlanıyorum.
Bir de söylemeden edemeyeceğim ya... Of, bu çocuğun yalnızlığı her zaman içimi parçalıyor!