Her hikaye farklı tarzdaydı yine de ister istemez insanın okuyası geliyordu ancak aralarında yalnızca üçünü gerçekten büyük bir hevesle okudum. Yolları çatallanan bahçe, Zahir ve Tlön. Bazı bölümler için aldığım notlar;
Yolları çatallanan bahçe bölümü: Sondaki cinayet, iki adam arasındaki iletişimi bozan, savaşın soğuk mantığını vurgulayan acımasız ve alaycı bir eylem gibi görünüyordu.Bir savaş belgesi olarak başlar, tarihsel bir anlatıya, oradan felsefi bir diyaloğa ve son olarak da bir haber raporuna dönüşür. Kendi içinde birden fazla tür içerir ve adının hakkını verir. O bahçede verilen korkunç karardan çok hikayenin kalıcı etkisi olasılıkları fark etmemizi sağlanmasıdır ve buna rağmen baştaki amacına ailesinin mirasını gerçekten anlayan tek adamı yok ederek ulaşmaıyla gerçekliği tokat gibi çarpmasıydı.
Zahir, Borges için “gözden kaybolmayan, zihni tek noktaya çivileyen nesne.” Tek gerçeğe saplanma. Tek yorum, tek kavram, tek hakikat arayışı. Zahir seni özgürleştirmez; seni büyü gibi tek bir hikâyenin mahkûmu yapar.
Şimdi “Yolları Çatallanan Bahçe”ye dönün: orada her an yeni yola ayrılır. Sonsuz ihtimaller, gerçeklik dalları, paralel zamanlar. Bir anlamda “özgürlük”.
Zahir: tek yol.
Çatallanan bahçe: milyon yol.
Bu iki fikir çarpıştığında güzel bir elektrik çıkıyor. Zahir, Borges’te zihnin aşırı odaklanmasıdır; Çatallanan Bahçe ise zihnin sonsuz genişliği. Birinde bilgi kıstırılmıştır; diğerinde bilgi çoğalır. İkisi de insan zihninin aşırılıklarının alegorisi:
—Her şeyi görmek isteyen zihin (bahçe)
—Sadece tek şeyi gören zihin (Zahir)
Takıntı ile olasılık arasındaki gerilim. Her iki fikri oldukça başarılı resmetti .
Ölümsüzlük bölümü:
En çok arzulananın laneti üzerineydi, karakterin yapısı hikaye örgüsüyle beklenmedik şekilde uyuşuyordu. İnsanı huzursuz etmeyi başaran bir hikayeydi.
Düello: "Daha şimdiden, hikâyedeki olayların hikâye kişileriyle onların aralarındaki ilişkiden daha az önemli olduğunu belirterek okuru uyarmak isterim." Psikolojik çözümleme üzerine olacağı düşüncesindeydim. En azından beklentim yüksek değildi bu yüzden pek hayal kırıklığına uğramadım.
Tlön: Öyle bir gezegeni amaçladıklarına bir anlığa inanmıştım. Gezegenin ideolojisi ve işlenişi hoşuma gitmişti, tarihle ilişkilendirerek felsfeye irdelemesi okuyucuyu sıkı tutuyordu.
Jorge Luis Borges