8/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 10:32
Merhaba arkadaşlar. Mutlu bir cumartesi sabahı diliyorum hepimize. Sadık veya Kader ve Zadig isimli baskılarıyla karşımıza çıkan bir Voltaire eserinden bahsedeceğiz. Sadık ve Zadig aslında aynı anlamlara geliyor. Benim de adım olan Sadık, Arapça olarak doğru sözlü, doğru ve gerçek anlamlarına gelirken; Zadig ise bu ismin İbranicesi olup hak bilir anlamına gelmektedir. Ayrıca Voltaire’nin bu eserini İş Bankası ve çok kaliteli bir baskıyla karşımıza çıkan Alfa yayınlarından okumak isteyenlere göndereceğimizi şimdiden belirtmek isteriz. İş Bankası yayınlarının orijinaliyle tıpkıbasım olduğunu, diğerinin kırpılmış olduğunu belirtelim. Zadig ou la Destinee ve Histoire Orientale ise eserin orijinal isimleri. Ancak hepsinden daha orijinal olan o cümleyi ayrı bir paragrafta açıklamak istiyorum: “Size, hiçbir iş yapmak zorunda olmamak gibi bir saadete sahip eski bir bilgenin sırf zevk için kaleme aldığı Sadık’ın Öyküsü adlı bir kitabın çevirisini sunuyorum.” Bu muazzam bir giriş cümlesi değil midir? İçerik ise daha da şahane. Çünkü Voltaire’nin asıl amacı bolca soru sormak, karşısındakini sorular denizinin içine atmak, sonra onu eleştirmek ve hiciv sanatını sonuna kadar uygulamak. Ve oldukça esprili bir dille yaptığı bu sanatını bir de edebiyatla harmanlayınca ortaya neler çıkıyor bir bilseniz. Ve bu esprili dil aslında acı ama komik gelen durumlar vardır ya bunun özeti gibi çıkıyor karşımıza. Mesela hiç evlenmemiş yazarın şu cümlesini ekleyelim istiyorum. Evliliğin ilk ayı balayı ikinci ayı ise zehir ayıdır, diyor. Nasıl anlamak isterseniz. Bundan daha güzeli ve daha acı olanı ise yazarın, bu anlattığı hikayeden başka maceraları da aradığını ancak çevirisini ve tabi önce bulunmasını beklemeseydi. Sanırım yıllardır ses çıkmadığı için devamı bulunamadı. Ancak oldukça eğlenceli ve göndermeli bir kitap olduğunu inkar edebilir miyiz? Ben çok beğendim. Yine hikayenin devam eden kurgusunda şu düello sahnesi ve Kraliçe Astarte ve devamında yaşananlara baktığımızda yazarın da her şeye rağmen içinde umut beslediğini görmek mümkündü. Çünkü Sadık artık kral olmuştu, ülkeye barış, huzur, refah gelmişti. Devlet artık adaletle yönetiliyordu. İnsanlar birbirine karşı sevgi doluydu. Gözümü kapatıp en güzel hayali kurmaya çalışsam, bundan daha güzel bir hayal kuramazdım belki de. Yine devam eden sahnelerde eleştirilerden toplumlar da nasibini alırken, din ve dini önderler de nasibini almayı başarıyor. Mesela Münzevi ve Sadık karakterleri yolculuk yapıyor. Musa ve Hızır aklına gelmeyen bizden değildir diyebiliriz. Yani yazar öyle sahneler kurgulamış ve anlatmış ki tanıdık gelen pek çok yer olduğu gibi acı bir gülümseme yaşatacak kısımlar da eksik olmayacaktır. Sayfa sayısına baktığımızda da bu değerli eserin bu kadar kısa olması bizi biraz üzebilir, üzecektir ve üzdü de. Zaten insan hoşuna giden şeylerin bitmesini, sonu gelmesini ister mi hiç? Ama bu kitap özelinde şunu anladım ki ya kibirli ve kıskanç biri olacağız ve hiçbir şeyden asla memnun olmayıp sürekli huzursuzluk çıkaracağız; ya da iyi bir insan olmak için mücadele etmeyi sürdüreceğiz ve bunu kullanmayacak, bu durumun kıymetini bilecek insanlarla birlikte yaşayacağız. İkincisi oldukça uzak bir ihtimal gibi gelebilir. Ama ne kadar uzak olursa olsun, yol varsa gidilir. Gidilmez mi? Ve belki yazarla benzer düşüncelere sahip olabilir miyiz diye de sorguladığım bir dönemin içinde hissettim yine kendimi. Bunun tek sebebi de kitaptaki bu hikaye. Sadık eğer isyan ederse, içinde isyan düşünceleri hakim olursa işleri hiç rast gitmiyor. Yani sürekli sorunlar yaşıyor. Bu durum ona tecrübe katıp kendini geliştirmesini sağlıyor evet ama bir şeyler onun için hep en zor yoldan olmak zorunda olacaksa bile. Ve bu benim düşünce mantığımla da bağdaşan şu durumu ortaya çıkarıyor. Tanrıya nasıl bakarsan, onu öyle görürsün. Evet Sadık, isimlerimiz aynı kaderimiz benzer. Neyse, mücadeleye devam. İncelemeler: #44239790 #82462209 #134439477 #134461222 #134483184 #134508516 #284340956 #285278305 #285936013 #286265767 #287009229 Okumalar: Ateizm Babil Prensesi Cahil Filozof Candide ya da İyimserlik Felsefe Sözlüğü - Cilt 1 Felsefe Sözlüğü - Cilt 2 Hikayeler - Cilt 1 -Hafızanın Hikayesi -Akla, Tarihi Övgü -Tek Gözlü Hamal -Memnon ya da Bilgelik -Scarmento’nun Seyahatlerinin Hikayesi -Teselli Bulan İki Kişi -Bir Türkün Mektubu -Renkler Hakkında Hüküm Veren Körler -Bir Hint Masalı -Cosi Sancta -Akla Kara –Babouc’un Rüyası -Kont de Chesterfield’in Kulakları ve Keşiş Goudman -Eflatun’un Rüyası Hikayeler - Cilt 2 -İyi Kalpli Bir Brahman’ın Hikayesi -Jeannot ile Colin -Micromegas -Beyaz Boğa -Kırk Ecu’luk Adam Micromegas -Memnon ya da İnsanın Bilgeliği -Avunan İki Kişi -Scamentado’nun Seyahatlerinin Öyküsü -Micromegas -Akla Kara -Babil Prensesi Sadık ve Safdil -Sadık -Safdil Sadık veya Kader Voltaire’den Yeğenine Aşk Mektupları Hepimize iyi okumalar dilerim..
Sadık veya KaderVoltaire · İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,994 okunma
·
301 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.