"Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir.Çoğu insan sadece var olur."
Oscar Wilde
Steinbeck’in insanı anlamak için adanmış kaleminin bir başka yolculuğu olan Asiler Otobüsü romanında da, tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi, sıradan insanların iç dünyalarını, arzularını ve zaaflarını duygusal yükleri bol bir gerçeklikle anlatıyor. Yazarın süsten uzak, gösterişe ihtiyaç duymayan üslubuyla, sadelik içinde derin bir insani sezgiyle birleşerek sunduğu romanını evrensel bir insani olguyla kuşatıyor.
Romanın merkezinde yer verdiği otobüs fakat asıl yolculuk karakterlerin gönüllerinde, tutkularında ve hayal kırıklıklarında yaşanıyor. Bu otobüs, birbirinden farklı kişiliklerin bir araya geldiği, her birinin kendi arayışının, pişmanlığının, özleminin ve hayalinin izini sürdüğü bir mekan haline geliyor. orijinal ismi The Wayward Bus olan romanının bazı baskı ve çevirilerde Aşk Otobüsü adıyla da yayımlanıyor. Yoldan Çıkmış - Asiler otobüsüyle Steinbeck araçtan ziyade yolcuların ruhsal halindeki yönsüzlüğünden ve isyankar doğasından besleniyor.
Roman Kaliforniya’da Asiler köşesi olarak bilinen bir kavşakta başlıyor. Burada Juan Chicoy ve karısı Alice, küçük bir işletme çalıştırırken, aynı zamanda eski bir otobüsle çevredeki kasabalara yolcu taşıyorlar. Chicoy’un kullandığı bu otobüs, tesadüfen bir araya gelmiş, farklı sınıflardan ve farklı ruh hallerinden insanları bir yolculuğuna çıkarıyor. Kimisi kaçmak, kimisi ulaşmak, kimisi de sadece bir süreliğine unutmak isteyen karakterlerle örülü otobüste girişimci, zengin iş adamı, kırgın kadınlar, hayalperest gençler var. Yol boyunca artan fırtına, yollar köprüler hayat gibi engebeli engellerle dış dünyadaki zorluklarla içlerinde bastırdıkları fırtınaları da açığa çıkarıyor. Her karakter, bu kısa yolculukta kendi geçmişiyle, korkularıyla ve arzularıyla yüzleşiyor. Steinbeck, otobüsüyle özellikle kitabın finaline doğru karakterlerin tamamlanmamış hissiyle insan ruhunun büyük panoramasını çiziyor. Yolla birlikte hayatları bir anlamda herkesin kendi içine doğru yaptığı sessiz bir seyahate dönüşüyor alıntısında dediği gibi Hayatta yol almak istiyorsan işini savsaklamayacaksın. s.98
Cennetin Doğusu kitabını okuyanlar hatırlayacaktır, Cathy ile bu kitaptaki Alice’in taşıdığı tatminsizlik duygusu çok benzerlikler var , yazar sadece yaşama ve dışa vurma biçimlerini farklı işliyor. Bu benzerlik Cennetin dogusundan sonra yazdığı ilk roman bu kitap olduğu için olabilir.
Yazar, bireyin toplum içindeki yerini, bastırılmış duyguların ve hayallerin nasıl patlak verdiğini anlatıyor. Küçük bir otobüsün içinde geçen bu hikaye, Steinbeck’e göre insanlığın yolculuğu, Her karakter, kendi içinde bir seyahatte bazıları kaybolur, bazıları aydınlanır. Yol ne kadar dolambaçlı olursa olsun, her insan kendi Asiler Otobüsü ‘nde yaşamı boyunca bir yolculuktadır. Ve her durakta, biraz daha kendine yaklaşır, biraz daha insanlaştırır. Otobüse aldığımız insanlara dikkat etmek lazım, yaşamak gibi nadir bir yolculuğu, sadece var olmayı bilenlere değil, gerçekten yaşamaya değer insanlara vermek gerekir.
Herkese keyifli okumalar.