"Ben koşarım aşağlara, koşarım
Yıkanacak boğulacak su bulsam..."
Şiir dünyası başka bir dünya. İyi bir şiir okuyucusu değilim fakat yine de şairlerin kısacık cümlelere dünyaları sığdırabilmelerine büyük hayranlık duyuyorum. Ne kadar şanslıyız diyorum şairlerimizi düşününce, Turgut Uyar'a sahibiz, onun can dostu Edip Cansever'e sahibiz, onlarla aynı masada defalarca oturmuş, aynı kadına aşık olmuş Cemal Süreya'ya sahibiz! Daha nicelerine sahibiz saymakla bitmeyecek olan.
Tomris Uyar ve Turgut Uyar sanatlarının dışında magazinsel ilişkileriyle de iz bırakmışlar sanat dünyasında. Hiç anlayamadım ve hala da anlayamam, üç büyük usta şair aynı kadına aşk beslerken dostluklarını nasıl sürdürebilmişlerdir yıllarca diye. Tomris Uyar'ın bu kadar adamın zihninde ve kalbinde yer edinmesine sebep olacak cazibesi ne? Kendisinin peşinden koşan bu adamların arasından gönlünü kaptırdığı Turgut Uyar'ın diğerlerinden artısı ne?
Kitabı okurken magazinsel boyuttan uzak bir söyleşi olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Turgut Uyar'ın ilk gençliği, ailesi, yetişkinliği, sanatı, aile babalığından dostluklarına kadar tüm portresinin çizildiği çok hoş bir söyleşi olmuş. Bir başka söyleşide, Turgut Uyar'ın kendisine sorulan bir soruya "cümlelerindeki aşkın aslında soyut bir aşk kavramı üzerinden doğduğu, yaşadıkları zamanda öyle derin ve kuvvetli aşklar yaşanmadığı"na ilişkin cümleler sarf ettiğini okumuş ve oldukça şaşırmıştım. Sevdiğim şairlerin duygu yüklü şiirleri birer kurmaca mıydı? Belki bir an böyle düşünceler girmişti kafama ama bu söyleşiden sonra sanatçı kimliğinin dışındaki Turgut Uyar'ı tanımaya başladığımızda ne kadar realist, düz ve dobra bir karakter olduğunu görüp yukarıda hatırladığım kadarını ifade ettiğim cümlelerinden demek istediğini daha iyi anladım. Kendisinin elbette duygusal bir tarafı var, duygularını ifade etmekten çekinmeyen, aynı zamanda hayatın gerçeklerine dair yüksek farkındalığa sahip bir şair olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte olgun karakteri ve gerçekçi tavrı kendisini diğer usta sanatçılardan bir adım öne çıkarmış olsa gerek.
Kitaptaki fotoğrafları çok sevdim. Hele baba Turgut Uyar ile oğul Turgut Uyar'ın çekilmiş bir fotoğrafı var ki insanın içini ısıtan güzellikte bir baba oğul fotoğrafı. Çocuklarına düşkünlüğünden çok etkilendim. Güzel söyleşi güzel fotoğraflarla desteklenerek böylesine hoş bir çalışmayı meydana getirmiş. Şiir seven insanların farklı bir tat alacağını düşünüyorum bu kitaptan.