Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
“Mutsuzluğumuz mutluluğumuz gibi bize inandırılmış bir şey değil, mutluluğa günbegün inandırıyoruz kendimizi, böylelikle yıkanıp paklanmaya, giyinmeye, ilk yudumu içmeye, ilk lokmayı yutmaya cesaretimiz olsun diye.” Koca Goethe hık diye ölecek değil ya! Öleyazıyor. Aklını gidip gelir gibi oluyor, delilikle akıl arasında gidip gelir gibi oluyor. Ama hiçbiri tam olmuyor. Dedim ya, koca Goethe. Kitaba adını veren ilk öykü, Goethe’nin ölüm döşeğinde geçirdiği son günleri anlatıyor gibi görünse de aslında hedefinde Alman kültürü, entelektüel kibir ve sanatın kurumlaşmış hali var. Goethe figürü, tıpkı Mozart ya da Wittgenstein gibi, yalnızca bir birey değil; toplumun kendi ikiyüzlülüğünü gizlediği bir heykel. Bernhard’ın yazdığı şey bu yüzden bir “ölüm sahnesi” değil, bir put yıkma töreni. Alay, tekrar ve dilin kıvrımlarıyla yıkılan ilk put. İlk öyküden sonra kendi içine kaçan, huzursuz, çirkin, aptal, itici insanlarla dolu, çirkin, aptal, alçak Avusturya’dan nefret eden insanların öyküleri geliyor. Bernhard her zamanki gibi bir hikâye anlatmaktan çok bir ruh hali inşa etme derdinde. Bernhard her zamanki gibi: keskin, ironik, acımasız, huyyysuz!
Edebiyat
Goethe ÖleyazıyorThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2020465 okunma
·
344 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.