Erdemli olmak ya da Erdemli rolü yapmak..İşte tüm mesele bu.
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 14:53
Camus, ilk yirmi sayfada Clamence karakterini öyle bir anlatıyor ki direkt aklıma film karakteri Patrick Bateman geldi. Benzer yönlerine gelince o da mükemmeliyetçi, narsist ve içindeki kötülüğü, yani aslında kötü dürtüleri ustalıkla saklayan, topluma farklı yüzle görünen birisi olduğu için. Farklılıkları ise Clamence'in kadın sevgisi. En azından Clamence öldürmüyor. O da eleştirirken öldürüyor gerçi :) Özetle ikisi de topluma karşı sahte kimlikler ve maskeler... Öhhöm neyse konumuza dönelim. Albert Camus, varoluşçuluk ve absürdizm akımlarının yakışıklı prensidir. Bu çerçevede Clamence karakteriyle insanın anlam arayışını ve içsel çatışmasını yansıtır. Düşüş ismini vermesinin sebebi, Clamence’ın ahlaki ikiyüzlülüğünü fark edip kendini dürüstçe sorgulamasıyla ilgili bir şey. Bu içsel yüzleşme, okuyucuya bir ayna tutarak kendi etik çelişkilerini sorgulamasını sağlar. Bundandır insanlar bu kitabı okuyunca aaa ne kadar da ben diyor. Ben de yer yer narsist görüşlerinde aynı cümleyi kullandım okurken. Sadece yapmacık iyilikleri kısmında ters düştük Clamence ile. Bir de kitap sanki böyle yarım kalmış hissi verdi bana. Spoiler olmasından korkarak yazıyorum ki, gerçi sayılmaz çünkü kitap tanıtım yazılarında zaten yazıyor. Bir kadının kendini köprüden attığını gördükten sonra sorgulaması başlıyor adamın. Bu kısımlar çok uzun bahsedilmemişti. Sadece şahit oluyor ama önemsemeden geçip gidiyor. Burada da mesaj vermek istiyor sanırım Camus. Kendimize öyle odaklıyız ki körüz her şeye gibisinden yorumladım ben.. Şimdi bu kitap eğer iki kitabın birleşimi olsaydı bu kesinlikle Yeraltından Notlar ve İyinin ve Kötünün Ötesinde olurdu herhalde. İkisinde de bir sorgulayıcılık var; ahlâka, topluma ve bireye karşı.. Alıntılardan da anlaşılacağı üzere çok güzel cümleler var. Sizi düşündürmeye itiyor zaten amacı da bu. Hatta şey kısmı etkiledi. Anlatım tarzı tek kişilik ama muhataplıdır. Hiç konuşmayan ama orada olan bir bize hitaben yazılmış. Bu da bizi istemeden de olsa onun suç ortağı yapıyor. Bunu dile getirmesi de güzeldi. Evet başka ne söyleyebilirim bu kitap hakkında...hmmm... Bu karanlık ve ironik eseri Camus sizi yargılamak için değil, kendinizi yargılamanızı sağlamak için yazmış. Bu arada Friedrich Nietzsche 'ye en çok yaklaştığı eseri bu... Minik bir de magazinsel bilgi de vereyim. Varoluşçu Sartre ile Camus bir dönem arkadaşlarmış. Sonra siyasi nedenlerle görüş ayrılıklarına düşüp ters düşmüşler. Yine de Sartre bu eser için "Camus'un en güzel ve en az anlaşılan romanı" demiş. Ve tabi ki Clamence'in narsistik tavırlarını da eleştirmiş haliyle bir yandan. Özetle Camus okunmalıdır. Tavsiye ediyorum. Umarım bilgilendirici bir inceleme olmuştur. Eksiklerim oldu ise affola. Kitapla kalın !
Felsefe-Düşünce
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
·
1 +1'leme
·
414 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.