Puan vermedi·256 syf.··Beğendi
· Babalar ve Oğullar, yetişkinlerin çoğunun idealist oldukları gençlerin ise çoğunun nihilist olduğu bir kuşak çatışmasıni anlatıyor. Gençler, yetişkinlerin hayata bakışlarını küçümserken yetişkinler ise gençlerin hayata bakış şekillerine bir anlam veremeyip, onları anlayamıyolar. Babalar ve Oğullar okunması kolay olmasına karşın yazıldığı dönemden sonra bile içinde barındırdığı konular -biraz değişmiş olsa da- güncelliğini yitirmediği için çağının ötesinde bir kitap.
Kitapta gençler kendilerini nihilist olarak görmesine rağmen neredeyse hepsi nihilist olmayan kişiler. Sadece toplumun dayattığı adetlerden, geleneklerden kurtulmak için nihilistliği bir kaçış aracı olarak kullanıyorlar. Bunun sonucunda herşeyin saçma, hiçbirşeyin bir anlamı olmadığını söyleyerek istedikleri gibi yaşadıkları bir hayat sürüyorlar. Bu kişilerin nihilist olmadıgını sadece bir araç olarak kullandıklarıni söylememin sebebi nihilistliğin insanın kendisi tarafından seçilebilecek bir şey olmamasıdır. Nihilistlik insanın zaman geçtikçe yavaş yavaş yaptığı şeylerde eskiden hissettiği şeyleri hissedememesi ve bu hislerin yerini bir boşluğun, anlamsızlık hissinin almasıdır. Yani bir insan nihilist olmayı seçemez nihilistlik insanı seçer. Bahsettiğim bu kitap karakterleri söylediğim şeyleri yaşamamış sadece tüm kurallardan kurtulmak için kendilerine nihilst demişlerdir.
Kitapta nihilist diyebileceğimiz tek karakter Bazarov'dur. Turgenyev, Bazarov üzerinden nihilistliğin ne kadar illet ve baş belası bir şey olduğunu anlatmış. Bazarov tüm evren karşısındaki küçüklüğü ve önemsizliğini düşünmekten kendi hayatından zevk alamayan bir kişi. Bazarov aşk olaylarını küçümsemesine rağmen Anna Sergeyevna adlı bir kadına aşık oluyor. Bu kadınla birlikte geçirdiği zamanlarda, yaptığı konuşmalarda bir anlam olduğunu fark edip kendisine ve nihilistliğine uymayan davranışlarda bulunmasına şaşırıyor. Anna Sergeyevna' da Bazarov'dan hoşlanmasına rağmen kendi uzun yıllar içinde kurduğu düzenini bozmak istemediğinden Bazarov'un aşkına karşılık vermiyor. Eğer Bazarov'un aşkına karşılık verseydi bu Bazarov'u nihilistlikten kurtaracak tetikleyici olabilirdi ama bu ihtimal gerçekleşmediğinden Bazarov kurtulamadı.
Turgenyev'in kitapta nihilistliğin ne kadar kötü bir şey olduğunu kitabın sonunda üstü kapalı bir şekilde anlattığını düşünüyorum. Tüm karakterler ya mutluluğa ulaşıyor ya da mutluluğun peşinde bir gün ona ulaşacağını hayal ederek mutluluğu kovalıyorlar. Hepsi nispeten olumlu bir sona ulaşıyor bir kişi hariç Bazarov. Bazarov babasının yanında onun doktorluk işlerine yardım ederken bir olay sonucu kan zehirlenmesi geçirip ölüyor. Bu hayatta hiç önemli bir şey başaramadan, hiç önemli bir şey yaşayamadan ölüyör. Nihilistlik onun hayatını zehir ediyor sadece onun da değil Bazarov arkasında kendisini çok seven ailesini bir ömür boyu içlerinde taşıyacakları bir acıyla bırakıyor. Ailesi Bazarov'u çok fazla seviyor. Aynı şekilde Bazarov'da onları sevmesine rağmen nihilist tavırları yüzünden ailesine bu sevgiyi hiç göstermiyor. Ailesi, Bazarov'un kendilerine bağırıp çağırmasından bile mutlu oluyorlar bu yüzden. Bazarov hep kendilerinden bıkacağı korkusundan sevgisini gösteremeyen ebeveynlerini yaşarken bile üzerken ölümüyle daha da hüzne boyuyor. Turgenyev'in bununla nihilistliğin sadece kişinin kendisine değil çevresindekilerede zarar verdiğini anlattığını düşünüyorum.
Özetlemek gerekirse kendi işlediği konuyu çok iyi bir şekilde işyeleyen, sadece kendi çağını değil tüm çağları kapsayan kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünuyorum.