Cengiz Aytmatov ’un yalın ama derin anlatımıyla " Cemile ", aşkın en saf ve en yasak halini, savaşın gölgesinde büyüyen duygularla dokuyan bir başkaldırıdır. Cemile, sadece bir kadının adı değil; zincirleri kıran bir hissin, cesur bir ruhun sembolüdür. Her satırda, geleneklerin gölgesinde filizlenen bir aşkın, bozkırın suskunluğa karşı yükselen ezgisini dinliyoruz. Cemile, cesaretin adı olurken, okuyucuya da şu soruyu sordurur: Aşk mı sadakat mi?
"...sanki dostlukla düşmanlığın, sevgiyle nefretin onun için hiçbir farkı yokmuş gibi, insanlardan ayrı, tek başına yaşayıp gidiyordu." s.24
"...mutluluğun en zorunu bulduğun için sevin!" s.74