Gönderi

Kontrolsüz güç: Duygular ve doz aşımı!
Puan vermedi·320 syf.··
2025 110. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 00:03
Ölmeden günü tamamlama telaşı içindeyiz. Kulağa ağır bir cümle gibi geliyor değil mi? Bir o kadar da gerçek! Hepimiz bir gün haber bülteninin konusu olabileceğimiz bir çağda yaşıyoruz. Olmadık bir anda, olmadık bir şekilde çekip gidebileceğimiz bir çağda. Bir bakmışsın trafikte sinirlerine hakim olamayan birine denk gelmişsin, -Ki ne der Daniel Goleman , "öfke olumsuz duyguların en baştan çıkarıcısıdır,"- Bir bakmışsın duygularını kontrol edemeyen bir insan tarafından sırf ayrılmak istedin diye vurulmuşsun. Bakmışsın istediğin bir şey olmamış, ümidini kesmiş, intihara soyunmuşsun. Bir yazar şöyle demiş, "İnsanın kaybettiği şeyler arasında ümit, en sonuncusudur." Ve Yusuf Suresi, "Çünkü Allah'ın rahmetinden ancak kafirler ümit keser." Asıl geldiğimiz noktayı Ahmet Hamdi Tanpınar vurguluyor belki de, "İnsanlıktan ümit kesmedim fakat insana güvenmiyorum." Zirvede yaşanıyor duygular artık; öfke, nefret, ümitsizlik zirvede. Öldüresiye vuruyor çocuklar birbirine yarınını düşünmeden, ölesiye seviyor gençler intihar etmekten çekinmeden... İnceliğin, nahifliğin yerini hoyrat duygular aldı. Kontrolsüz güç durumundayız hepimiz; ilaçlarla, psikologlarla sakinleşebilen... Sabretmek nedir bilmiyor, çılgına dönüyoruz yolunda gitmeyen en ufak şeyde. Oysa ne diyor Furkan Sûresi, "Biz kiminizi kiminiz için imtihan vesilesi yaptık ki bakalım sabredecek misiniz?" Sabredemiyoruz. "Allah sabredenlerle beraberdir," lâkin öyle yerlerimizden kanıyoruz ki en ufak dokunuşta canımız yanıyor, tepki veriyoruz. "Güzel dostlar, nitelikli kitaplar ve bir de huzurlu bir vicdan... İşte ideal hayat." Mark Twain İddia ediyorum, Nuh'tan beri böyle bir tufan görülmemiştir. Yok böyle bir telaş! Her sabah alarmla kalkıyor ve bir yere yetişmek için çılgınca yarışıyor insanlar. Yolda ya da işte en ufak aksiliğe, zaman kaybına tahammülleri yok. En küçük plansızlık büyük bir zihinsel yorgunluğu beraberinde getiriyor. Toprağa basmadan, ağız dolusu gülmeden, baş okşamadan, sevdiklerini arayıp sormadan günü tamamlıyorlar. "Daha çok para kazanıp, daha çok harcıyorlardı. Fakat yüzleri asıktı, yorgun ve keyifsizdiler, gözleri dostça bakmıyordu." Nasıl güzel anlatmış Momo, günümüz insanını. Yavaş yavaş yitiyoruz, yitiriyoruz sahip olduğumuz ne kadar güzellik varsa. Bu çağın insanı değiliz, buna göre programlanmadık. Bir şeyler yanlış gidiyor, bu kadar keskin olmamalı bu duygular! İşte tam burada devreye giriyor kitap! Gün içinde yaşadığımız duyguları değiştiremese de onlara bakışımızı, onların da bir organımız gibi gereksiz olmadığını ve olması gerektiği şekilde yaşanmasını göstermek için. Her duyguya bir teselli, her tesellide Kuran'dan ayetler, hadisler, yazarlardan, şairlerden destekler nitelikte sözler! Ruhuna sükunet veriyor insanın, yaşanması gereken duygularını yine yaşıyor ancak onlara daha güzel bakıyorsun. Hep şuna inanmışımdır; üzülmesi gerekiyorsa üzülmeli insan, ağlaması gerektiğinde ağlamalı. Yaşanması gerektiği zaman, yaşanması gerektiği gibi yaşanmalı duygular. İçine atınca doluyor, dolunca patlıyorsun. İçi almıyor insanın günlük hayatın tüm doluluğunu. Bu hız bize fazla. Manen güçlü olmayınca madden aşamayız bunu, içi güçlü olmayınca dışından demir olsa yıkılıyor insan. Ne der Yaşar Kemal, "Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım." Özümüz toprak, özümüz Kuran. Bütün hızı, çıplaklığı, yorucu ve boğuculuğuyla akıp geçerken zaman, toprak olmaktan başka çaremiz yok. Yine akıp gitti... Ne güzeldi satır aralarında sevdiğim yazarları görmek, bir dost sıcaklığı ile ısıttı içimi. Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Peyami Safa, Reşat Nuri, John Steinbeck, Sabahattin Ali, Dostoyevski, Erich Fromm, Freud ve daha niceleri... Olmadık yerde sarsan, tokat gibi çarpan, beni kendime getiren ayetler... İyi geldi vesselam. Okumanın da dayanılmaz bir hafifliği var, ruhuna iyi gelen kitabı bulunca anlıyor insan. Madem Yaşar Kemal dedik, onunla veda edelim: youtube.com/shorts/Fn45hSe-... Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde Şu dünyanın ıssızlığı Allah kimsenin başına vermesin Böyle bir yalnızlığı!
Duyguların TesellisiMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2025237 okunma
··
1.970 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Uyumayanlara armağanım olsun bu inceleme, iyi uykular dileklerimle...
Hocam, anlatımınız ruhuma öyle güzel dokundu ki… Her cümlenizde durup nefes alma ihtiyacı hissettim. Duyguları böylesine zarafetle çözümleyen, insana hem sığınak hem ayna olan bir dil kurmuşsunuz. Okurken mest oldum, hem hüzün hem huzur aynı anda geçti içimden. Gerçekten çok kıymetli bir yazı olmuş. Kaleminize, emeğinize sağlık hocam… İyi ki böyle yazıyor, böyle hissettiriyorsunuz.🙏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kıymetli görüşleriniz için teşekkür ederim 😊
Kaleminize sağlık, çok değerli bir inceleme yazısı olmuş.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum.
Yine her zamanki gibi harika olmuş… Emeğinize sağlık hocam🌺öğretmenler gününüz kutlu olsun🌷
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 😊 Mutluluk duydum.
İnceleme deyince de sen.... Yine konuşturmuşsun kalemini. Yüreğine sağlık 🌿🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 😊 Mutluluk duydum.
Reklam
👏👏👏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
🙏👏