İnsanlar milyonlarca yıldır birkaç düzine üyeyi aşmayan küçük nüfuslu gruplar hâlinde yaşamaya uyum sağlamış. Facebook'taki arkadaş sayımızla ne kadar övünsek de, çoğumuz için 150 kişiden fazlasıyla gerçekten aşırı neşir olabilmek pek mümkün görünmüyor. Bu gruplar olmadan insanlar yalnız ve dışlanmış hissediyor. Ne yazık ki, son iki yüz yıldır sağlam bağları olan topluluklar gerçekten de dağılmaya başladı.
Birbirini gerçekten tanıyan küçük grupların yerine, millet ve siyasi parti üyelerinin oluşturduğu hayali topluluklar koyma girişimlerinin bütünüyle başarılı olduğu görülmüş şey değil. Ulusal ailenizdekiler dahil, milyonlarca kardeş veya komünist parti üyesi milyonlarca yoldaş, tek bir gerçek kardeşin ya da arkadaşın sağladığı sıcaklığı, samimiyeti sunamaz. Dolayısıyla insanlar, her zamankinden daha bağlantılı bir gezegende, her zamankinden daha yalnız hayatlar yaşıyor.
Çağımızın pek çok toplumsal ve siyasi parçalanması da bu nahoş durumla ilişkilendirilebilir. Bu sebeple, Zuckerberg'in insanları birbirine bağlama fikri gayet yerinde. Ama lafla peynir gemisi yürümediğinden, Facebook'un bu fikri hayata geçirmek için iş modelini baştan aşağı değiştirmesi gerekebilir.
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari