Gönderi

Frankenstein ya da Modern Prometheus
Puan vermedi·272 syf.··
2025 65. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 15:39
Frankenstein ya da Modern Prometheus Mary Shelley Aslında kitabın yazılışı bir o kadar ironik, keyifli bi anı. Yazar Mary Shelley, eşi Percy Bysshe Shelley ile 1816'da İsviçre'ye gidiyor. Ve bu sayede Lord Byron'a komşu oluyorlar. Byron; İngiliz şair ve romantizm akımının önde gelen simalarındandı. İtalya'da kaldığı süre boyunca sık sık arkadaşı ve şair meslektaşı Percy Bysshe Shelley'i ziyaret ederdi. Hayatının ilerleyen dönemlerinde Byron, Yunanlıların kendisine halk kahramanı olarak saygı duyduğu Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşmak için Yunan Bağımsızlık Savaşı'na katıldı. Bu dipnottan sonra anımıza dönecek olursak.. Çok yağmurlu bir yazmış, bu yağışlar öylesine uzun sürermiş ki yazar evden başını çıkaramıyormuş. İşte tam da böyle bir günde konu hayalet öykülerinden açılıyor. Lord Byron, "Hepimiz birer hayalet hikâyesi yazalım." teklifinde bulunuyor. John William Polidori, Percy Shelley, Lord Byron ve Mary Shelley'nin oluşturduğu bu dörtlü hemen işe girişiyorlar. Hatta eklemeden edemeyeceğim, vampirlerden bahseden bilinen ilk edebi eser olan "The Vampyre" - John William Polidori bu yarış sayesinde doğuyor. Mary, ne yazacağını düşünmeye başlıyor ve bununla ilgili şunları diyor; " Bir hikâye düşünmeye başladım; bizi bu işe teşvik edenlere emsal olacak bir hikâye. Tabiatımızın gizemli korkularına seslenecek, dehşetten insanın nefesini kesecek bir hikâye; öyle ki okur çevresine bakmaktan ürkütsün, kanı donsun, kalp atışları hızlansın. Bunları başaramayacağım takdirde hayalet hikâyem adına layık olmayacaktı. " Ve ard arda geçen hemen sonraki günlerin birinin karanlık gecesinde bi rüya görür. " Orada hayalet gibi bir adamın yattığını, sonra güçlü bir motorun çalışmasıyla yaşam belirtileri sergilediğini, huzursuz, yarı canlı halde kıpırdadığını gördüm. Korkutucuydu şüphesiz; zira herhangi bir insan için, dünyayı yaratanın muazzam mekanizmasını taklit etmenin sonuçları kim bilir ne fena olurdu. Bu başarı, sanatkârı dehşete düşürürdü; o korkuyla tiksindirici eserini bırakıp kaçardı. Onu kendi haline bırakınca, ilettiği küçük yaşam kıvılcımının söneceğini, bu kadar kusurlu şekilde can bulan şeyin tekrar cansız bir maddeye dönüşeceğini ve mezardaki sessizliğin, yaşamın beşiği muamelesine tabi tuttuğu iğrenç cesedin geçici yaşamını ebediyen bitireceğini umar, bu inançla yatıp uyumak isterdi. Uyur, fakat uyanır, gözlerini açar. Hele bakın: Korkunç şey yatağının başında duruyor; perdeleri aralamış, sarı, ıslak, fakat sorgulayıcı gözlerle onu izliyor. " Yazar tam o an dehşet içinde uyanıyor. Korkuyla titriyor, hâlâ gözünün önündeki berbat görüntünün gitmesini istiyor. "Ah keşke okurumun da o gece korktuğum kadar korkmasını sağlamanın bir yolunu bulabilseydim!" O gecenin sabahı yazar aklında bir hikaye olduğunu duyuruyor ve hayalinin amansız dehşetini kayda geçirmeye başlıyor. Yazarının eşinin de pek çok desteği ve teşviği ile bugün edebiyatın ilk bilim kurgu eseri Frankenstein'ı okuyoruz. ( Bu arada P. B. Shelley'nin Frankenstein için 1818'de yazdığı önsözün ilk cümlesinde "Dr. Darwin ve Almanya'nın bazı fizyoloji yazarları, bu kurmacanın konu edindiği olayı imkan dışı görmüyorlar." diyor. ben bilmem)
1000Kitap
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,7bin okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.