Yazarın ilk kez bi kitabını okudum ve beğendim. Akıcı bir şekilde bir günde bitti neredeyse. Yüzümde tebessümle okudum çoğu yeri, tavsiye eder miyim, ederim. Çünkü insan yüzünde tebessüm oluşturmak zor iş vesselam. Rüya konuları hep dikkatimi çekmiştir zaten, bunu absürt dediği bi konunun içinde yoğurmuş. Ben o kadar absürt bulmadım ya da absürt olduğu kastedilen yerler benim için keyifliydi belki ondan.
“Bütün gece arkadaşlarla king oynamıştık. Yattığımda gözümün önünde iskambil kâğıtları uçuşuyordu… Sonunda dalmışım. Rüyamda kendimi sinek altılı olarak gördüm. Sinir bozucu, sarı ışıklı, sigara dumanlarıyla kaplı bir odada uçuyordum. Yorulunca gidip avizenin kenarına tünedim. O sırada karo papazının bana doğru yaklaştığını fark ettim. Uçarak tabii ki… Gelip yanıma kondu. Ben gülümseyip kendisini ne de olsa büyüğümdür diye saygıyla selamladım. Ama o acımasızca beni dövmeye başladı. Kan ter içinde uyandığımda karo papazının sözleri kulaklarımda çınlıyordu: ‘Ne biçim adamsın lan sen? Ne koz oynarsın ne el almaz!’”
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz