Çevremde beş-altı çocuk. Onlara gülümsemeye çalıştım.
Onlar da bana güldüler.
Nerden gelirsin sen?
Nereye gidersin sen?
Ji vir û pê de re nîn e.
Qey tu nizanî?
Demli çay vardı. Yufka ekmeği ve otlu peynir.
Şekersiz çaydan bir yudum aldım.
Biri elimden tutup bir eve götürdü.
Sonrası derin, ılık bir karanlık.
Nexêr, tariyeke mîna qeşayê.
Reştarî.