FalcıStephen King
Mutlu bir evlilik, iyi bir kariyer, rahat bir yaşam... Her şey yolunda olan başarılı avukat Billy Halleck’in tek sorunu fazla kiloları. Ancak bir gün arabasıyla yolda önüne çıkan yaşlı bir kadına çarpıp ölümüne sebep olmasıyla, tüm dengesi altüst olur. Mahkemede aklanmasına rağmen vicdanının ağır yükünü taşımaya devam eden Billy, kaza sonrası ölen kadının babasının ona fısıldadığı “İncel” sözüyle birlikte kabusu yaşamaya başlar. Ertesi gün bir kilo verme ile başlayan süreç, bir süre sonra durdurulamaz hâle gelir…
Kitabın en güçlü yanı bence “lanet + korku + suçluluk + çaresizlik” psikolojisini o kadar gerçekçi ve sarsıcı aktarması ki, okurken bir yandan merak, bir yandan rahatsızlık, bir yandan da vicdan sorgulaması yaşıyorsunuz. Billy’nin kontrolsüz zayıflama süreci, okura sadece fiziksel değil ruhsal bir çöküş de yaşatıyor özellikle “adalet, sorumluluk, suçluluk ve kefaret” temaları üzerinden ilerleyen hikâyede, okuyanı etik ikilemlere sokuyor.
Kurgu, tekdüze bir korku romanından çok daha fazlası. Bilim-kurgu ya da doğaüstü fantaziye kayan bir lanet değil; tam tersine, “gerçek hayat / gerçek suç / vicdan / adalet” hattına yaslanıyor. Bu da bana, “gerilim romanı” etiketinin ötesinde bir psikolojik gerilim & vicdan romanı okuduğumu hissettirdi.
Anlatımı akıcı, temposu yerinde, karakterlerin ruh hâlleri özellikle Billy’nin çaresizliği ve paranoyası öyle net ki bazen gözünüzü kitap sayfasından kaldırmak istemiyorsunuz. Final ise beklenmedikti; son sayfalara doğru hissettiğiniz o “kaçış yok” havası, kitabın etkisini sürdürüyor.
Sonuç olarak: Eğer karanlık, rahatsız edici olsa da düşündüren, sorgulatan “suç, lanet, kefaret, adalet” kavramlarını sarsan bir hikâye arıyorsanız, Falcı tam aradığınız kitap. Klasik bir korku-gerilim beklentiniz olmasın; bu roman daha çok insan psikolojisi, vicdan, ceza ve cehennemî bir yalnızlık üzerine…
Puanım: 8 / 10 Gerçekleştirdiği temalar, yarattığı atmosfer ve finaliyle benim için tatmin ediciydi.