Falcı; film izliyormuş hissi uyandıran anlatımı, fantastik unsurlar ile kişilerarası ilişkilerin doğasını yansıtan kurgusu, ilgi çekici konusu ile akıp giden , beğendiğim bir kitap oldu.
William Halleck mutlu bir evliliği olan başarılı bir avukattır. Doktoru tarafından kilo vermesi gerektiğine yönelik uyarılar alsa da yemek yemeyi seven ve halinden memnun yapısı ile huzurla yaşantısına devam etmektedir. Bir gün arabası ile giderken,duran iki aracın arasında çıkan çingene kadını çok geç farkeder ve çarparak ölmesine sebep olur. Ancak zengin ve statü sahibi çevresi sebebi ile soruşturma kapanır ve herhangi bir ceza verilmez.Adliyeden çıkarken karşılaştığı çingene adam yanağına dokunur ve "İncel" der. O günden sonra aynı şekilde yemeye devam etse de, kilo kaybetmeye başlayan Halleck , kötü bir lanet ile karşı karşıya olduğuna inanmaya başlar.Soruşturmanın kapanmasında kendisine yardımcı olan arkadaşlarının yaşadıkları travmalara şahit olan Halleck'i inanılması güç ve ürpertici olaylara gebe bir takip süreci beklemektedir.
İlgi çekici, gerilimli rüyalara ve insanların içsel dünyasına yönelik çarpıcı göndermelerin yapıldığı bu kitap zihin dinlendiren yapısı ile önerimdir.
Falcı romanı, King' in hayatından bir parça olduğu söylenebilir. Bir zamanlar 107 Kilo olan ve çok sigara içen King doktoru tarafından uyarılıyor. Bu süreçte sağlıklı beslenmeye başlayan ve sigarayı bırakan King'in aklına bir fikrir geliyor. "Ya bir insan sürekli kilo vermeye devam eder ve bunu durdurmazsa ne olur ?" Böylelikle roman için belli bir ana fikir oluşturmuş oluyor.
Çingenelerin yaşadığı zorlukları okurken hem üzüldüm hemde önlerine çıkan her türlü engele rağmen asla pes etmeyip kafalarını önlerine eğmemelerini gururla okudum. Bu dünyada belli başlı kalıplara uymuyorsan yaşamak gerçekten zor. En temel insan haklarını bile elinden almaya çalışırlar.
Karakterleriyle, olay örgüsüyle ve akıcı anlatımı ile beni içine çekti. Elimden bırakmadım. Sonu o kadar çarpıcı bitti ki böyle bir son beklemiyordum. Korku ve gerilim okurlarının ilgisini çekecek bir eser. Tavsiye ederim.3
Burnu çürümüş ihtiyar çingene "daha sıska..." diye fısıldayarak ....Daha sıska kelimesi hep birine sinirlendiğimde aklıma gelir.. Yazarın en beğendiğim kitaplarından biridir.Trafik kazası sonucunda başa gelebilecek kara büyüyü anlatıyor..
Hepimizin sorunları vardır.İnsanoğlu kendi kendine sorun yaratmaya bayılır zaten.Kimimiz saçımızın rengini sorun eder,kimimiz boyumuz neden kısa diye sitem eder ve özellikle Amerika’nın genel problemi olan kilosuyla problemi olan insanlarda aramızdalar.
Billy Halleck kızı,eşi ve güzel bir işi olan sosyal çevrede epey itibar gören bir adamdır ; tek problemi ise kilolarıdır.Bir gün arabayla hiç çarpmaması gereken bir kadına çarpar ve hayatı değişir.Mahkeme tabiki itibar sahibi olan Billy’i haklı bulur ve aklar.Mahkeme çıkışında burnunda yara olan bir çingene Billy’e dokunur ve şöyle der ; “İNCEL.” Ve Billy her gün kilo vermeye başlar.Bunu durdurmanın bir yolunu bulmak zorundadır.
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak kitap gayet akıcı,dili oldukça sade ve her zamanki gibi sonu asla tahmin edilemiyor.Hatta sonunu kitabın algoritmasına göre değerlendirecek olursak tahmin etmemiz imkansız.
Kitap adalet duygusunun nasıl işlediğini bize öyle güzel öğretiyor ki bir anda kendi kendinizi yargılarken bile bulabiliyorsunuz.Çingenenin mahkemede adaleti bulamaması sonucu kendi adaletini kendi sağlamak istemesi harika bir düşünce ; özellikle sevdiğim noktası ise bu olanların sadece Billy’nin başına gelmemesi.Billy dışındaki suçlu insanların başına farklı olarak türlü türlü şeyler gelmesi.
Stephen King bu eseri ile birçok kitaba ve filme liderlik etmiş adeta.Korku filmi izleyenler bilirler ; Drag me to hell yani Kara Büyü.Kitapla bu ismini vermiş olduğum film birbirlerine aslında çok fazla benziyorlar ve farklı açılardan adalet duygusunu ele alıyorlar.Kesinlikle belirtmiş olduğum filmi izlemenizi tavsiye ederim.
Bu kitap hakkında konuşmaya devam edecek olursak eğer yazar toplumun genel yapısını fazla iyi bildiğini bana kanıtladı.Delilleri yok etmenin ne kadar kolay
Usta King'den bir ters köşe daha... Yine terse yatırdı beni...
King'den okuduğum bu kaçıncı kitap saymadım fakat kitaplarının çoğunluğunu okuyan biri olarak ilk başta söylemek istediğim çok beğendim kitabı. İnsanlar Stephen King deyince hemen korku bekliyorlar oysa ki King'in kitapları sadece korku kitapları değil. ''Yeşil Yol'' kitabını belki de çoğu okur onun kitabı olduğunu bilmiyordur. ''Esaretin Bedeli''de hani o müthiş film var ya o da King'in. Bu adam dram da yazıyor ve çok başarılı. Komedi de çok başarılı mesela ''Uyuyan Güzeller'' kitabında ince ve zeki esprileri okuyanlar çok iyi bilir. Demem o ki King muhteşem bir yazar. Bu kitabında da öyle aman aman korku hiç beklemeyin onu belirteyim.
''Falcı'' ve ''İncel''
Hey Billy Halleck incel daha da incel... Hey sıska...
Billy işinde çok başarılı şişman bir avukattır. Öyle bir yer ki, perhizler yapar fakat yer de yer. Karısı Heidi'den gizli gizli yer. Çok mutlu bir aile yaşantısı var, her şey yolundayken o yaşlı çingene kadın önüne çıkana kadar. Kadın bir anda önüne çıkarken araba ile çarpıyor ve kadın ölüyor. Adalet çok sağlam çalışıyor ve Billy hemen aklanıyor. Hakim kankisi, Şerif ise Billy her zaman haklıdır der çingeneler mi zaten haksız tek suçlu onlar. Zaten istenmiyorsunuz kasabada!
Mahkemeden çıkarken Çingene'nin babası( Billy kocası sanıyor) Billy'e dokunur ve ''İncel'' der. Ve olaylar başlar da başlar... (Kaza hemen oluyor zaten) Çingene cüzzamlı mı nedir öyle yoksa suratı çürümüş mü? Billy çok tiksinir. Ve kilo vermeye başladı her gün 1 kilo verir. Heidi korkar durumdan bir hastalık olduğunu düşünür. Bütün sonuçlar hep olumlu çıkar ve ''İncel'' sürekli bilinçaltında ''İncel'' Lanet mahkeme salonundan çıkışta başlamıştı bile...
Sadece Billy ile kısıtlı değil olaylar kimler kimler nasibini alacak. Bu
Bir falcının kızının ölümünden sorumlu talihsiz avukatı "İncel!" Diyerek lanetlediği, hızla kilo vermekle cezalandırdığı kurgusuyla manidar, diyetisyen olarak merakımı cezbeden kitaptır.
FalcıStephen King
Mutlu bir evlilik, iyi bir kariyer, rahat bir yaşam... Her şey yolunda olan başarılı avukat Billy Halleck’in tek sorunu fazla kiloları. Ancak bir gün arabasıyla yolda önüne çıkan yaşlı bir kadına çarpıp ölümüne sebep olmasıyla, tüm dengesi altüst olur. Mahkemede aklanmasına rağmen vicdanının ağır yükünü taşımaya devam eden Billy, kaza sonrası ölen kadının babasının ona fısıldadığı “İncel” sözüyle birlikte kabusu yaşamaya başlar. Ertesi gün bir kilo verme ile başlayan süreç, bir süre sonra durdurulamaz hâle gelir…
Kitabın en güçlü yanı bence “lanet + korku + suçluluk + çaresizlik” psikolojisini o kadar gerçekçi ve sarsıcı aktarması ki, okurken bir yandan merak, bir yandan rahatsızlık, bir yandan da vicdan sorgulaması yaşıyorsunuz. Billy’nin kontrolsüz zayıflama süreci, okura sadece fiziksel değil ruhsal bir çöküş de yaşatıyor özellikle “adalet, sorumluluk, suçluluk ve kefaret” temaları üzerinden ilerleyen hikâyede, okuyanı etik ikilemlere sokuyor.
Kurgu, tekdüze bir korku romanından çok daha fazlası. Bilim-kurgu ya da doğaüstü fantaziye kayan bir lanet değil; tam tersine, “gerçek hayat / gerçek suç / vicdan / adalet” hattına yaslanıyor. Bu da bana, “gerilim romanı” etiketinin ötesinde bir psikolojik gerilim & vicdan romanı okuduğumu hissettirdi.
Anlatımı akıcı, temposu yerinde, karakterlerin ruh hâlleri özellikle Billy’nin çaresizliği ve paranoyası öyle net ki bazen gözünüzü kitap sayfasından kaldırmak istemiyorsunuz. Final ise beklenmedikti; son sayfalara doğru hissettiğiniz o “kaçış yok” havası, kitabın etkisini sürdürüyor.
Sonuç olarak: Eğer karanlık, rahatsız edici olsa da düşündüren, sorgulatan “suç, lanet, kefaret, adalet” kavramlarını sarsan bir hikâye arıyorsanız, Falcı tam aradığınız kitap. Klasik bir korku-gerilim beklentiniz olmasın;
Güzel bi kitaptı. Ama açıkçasısı sonu beklediğim gibi bitmedi. Harika bi anlatımı vardı. Fakat kitabı okurken kitabın ana kahramanı olan Bill adlı kişinin bazen soy ismiyle hitap ediyodu ve ben bunu öğrenene kadar kitap gerçekten garip ilerliyordu sonradan fark ettim ve kitabın anlamı daha çok arttı. Kısacası ben beyendim . Okumayanlara tavsiye ederim. İYİ OKUMALARR.
Stephen King severler burayaaaa! Ünlü yazarımızın belki kıyıda köşede kalmış ama beni girdabına alıp bir hafta etkisinden atamamış MUAZZAM bir korku hikayesi. Bir süredir okuduğum en sürükleyici ve absürd gerilimlerdendi. Tek kelimeyle bayıldım!
Ana karakterimiz Billy mutlu bir aileye, çok para getiren bir işe ve huzurlu bir yaşantıya sahip şişman bir adam. Bir gün bir çingeneye çarparak onu öldürür ancak tanıdıkları sağ olsun beraat eder. Mahkemenin bu kararına sinirlenen çingene babası, Billy’nin yüzünü okşar ve “İncel” der. Billy bundan sonra her tartıya çıktığında bir kilo kaybettiğini görür, ve hikayemiz inanılmaz bir hızla başlar.
Ben kitabı elimden bırakamadım. Bitirene kadar gözüme uyku girmedi, kurgusu öyle bir sarıyor ki Stephen King’in neden bulunduğu konumda olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Zaten mistik hikayeleri seviyorsanız bu kitabı mutlaka almanız gerekiyor. Zorlasanız serisi çıkabilecek bu kitapta bu kadar sınırlı kelimeyle ancak böyle güzel karakter gelişimi ve olay örgüsü sağlanabilirdi. Karakter zenginliği açısından bize istediğimizi vermese de var olan karakterlerin hikayeye katkıları gözlerinizi kamaştıracak. Kitabın finali beni öylesine tatmin etti ki, başından sonuna en çok beğendiğim kitaplar listesine kendini altın harflerle yazdırdı.
Kitabı okurken önerim yarısına gelene kadar biraz sabretmeniz. Stephen King sizin en “offf ne zaman mevzu patlayacak” diye hayıflandığınız anda sizi kitabın içine öyle bir sokacak ki uyuyamayacaksınız!
Bu arada… Lanet ve büyü gerçekten var mıdır?
Ah kral ne severim seni. Lakin bu kitabını bitirmekte cok zorlandım. Aslinda cok guzeldi ama oku oku sayfalar ilerlemedi. Sanırım bitirmem 1 yıldan uzun sürdü
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King