Andre Gide’in Dar Kapı adlı eseri, bir akşamda okunacak kadar akıcı ama düşündürücü bir roman. Hikaye, kuzeni Alissa’ya derin bir tutkuyla bağlanan Jérôme’nün ağzından yer yer ikisinin mektupları üzerinden geçiyor. Jérôme, aşkını tüm yaşamına hâkim kılıyor; onun için okuyor, onun için düşünüyor, onun için yaşıyor. Ancak kısa sürede anlıyor ki, bu yoğun bağlılık tek taraflı değil; Alissa da ona karşı boş olmayan duygular besliyor.
Zamanla, annesinin ölümü Jérôme’nün Alissa’ya olan bağını daha da derinleştiriyor. Okul yıllarında mektuplar aracılığıyla sürdürdükleri iletişim, aşklarını canlı tutuyor. Jérôme evlenmeyi arzularken, Alissa sürekli mesafe koyuyor. Alissa’nın kardeşi Juliette’in de Jérôme’ye karşı hisler beslediğini öğreniyoruz ve Alissa, onların evlenmesini istiyor. Sonuçta Jérôme okuluna dönüyor, Juliette başka biriyle evleniyor ve mutlu bir yaşam kuruyor.
Yıllar geçtikçe Jérôme ve Alissa hâlâ birbirlerine bağlı kalıyor; mektuplar, nadir buluşmalar onların bağını sürdürüyor. Ancak Alissa, dine giderek daha çok bağlanıyor ve aşkı için var olan Jérôme’yü Tanrı’ya ulaşmasına engel olarak görüyor. Küçük bir kusur gibi görünen yaş farkı bile, onun gözünde büyük bir engel hâline geliyor. Hayatının neredeyse tamamını aşkına adayabilecek bir kadınken, onu elleriyle itiyor ve sonunda Paris’te bir bakımevinde ölüyor. Ölümünden sonra ortaya çıkan günlükler, onun içinde Tanrı ve Jérôme arasında verdiği mücadeleyi gözler önüne seriyor.
Kitap, insan ruhunun karmaşıklığını, aşkın yoğunluğunu ve bireyin içsel çatışmalarını ustalıkla işliyor. Alissa’nın inançları ve aşkı arasında yaşadığı ikilem ise, bireyin arzuları ile vicdanı ve toplumsal normlar arasındaki savaşı gösteriyor. Alissa'nın Tanrı için hayatını, kendini hiçe sayması dine bu kadar bağlanmanın sağlıksız bir biçimi aslında. Gide ise aşkın sadece bir tutku olmadığını; aynı zamanda insanın kendini tanıması, sınırlarını fark etmesi ve seçimlerinin sonuçlarıyla yüzleşmesi olduğunu anlatıyor.
Romanın sonunda, on yıl geçmesine rağmen Jérôme hâlâ Alissa’ya olan sevgisiyle yaşıyor. Bu son, aşkın kalıcılığını, insan ruhunun derinliğini ve bireyin içsel çatışmalarının etkisini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Dar Kapı, aşk, inanç ve vicdan arasındaki ince çizgide insanın iç dünyasına ayna tutan, hem duygusal hem de psikolojik derinliği olan bir başyapıt.