Gönderi

Paran Yüzünden
4/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 159. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 14:22
Bu kitabı ilk olarak Halloween zamanında duymuştum. Yazarını pek bilmesem de R. İdeli 'nin son kitabı ve konusunu merak ettiğim için de okuma kararı aldım. Paranormal olayların yaşandığı bir korku hikayesi Senin Yüzünden . Sayfa sayısı da az olduğu için “İyi, hadi bakalım.” dedim ve işte şimdi buradayız. Konusu şöyle: Üniversite sınavlarına hazırlanan Yeliz Karacova isimli bir kızımız var. Anne babasını çok küçük yaşta kaybetmiş ve o günden beridir de halası ve eniştesiyle birlikte yaşıyor. Yeliz hali vakti yerinde bir kız; öyle ki ailesinin fabrikası dahil tüm mal varlıkları onun üzerine kalmış. Kahramanımız kendi kendini büyüten sorumluluk sahibi bir insan olmasının yanında sınavını çok ciddiye aldığı için de test üstüne test bitirecek türden biri. Yine derslerinden sonra evine döndüğü bir gün Yeliz bazı tuhaf olaylarla karşılaşıyor. İlk olarak halası ve eniştesini karanlıkta put gibi otururken buluyor, sonra acayip şekilde gülümsemelerine ve koskoca insanlar olmalarına rağmen korkutucu davranışlar sergilemelerine şahit oluyor. Yeliz önce odasına kaçarak onlardan uzak durmaya çalışsa da en sonunda çareyi evden olanca hızıyla kaçıp komşusunun evine sığınmakta buluyor. Daha sonra bir bakıyor ki halasıgil arabayla ve üstlerinde farklı kıyafetlerle dışarıdan yeni geliyorlar. Ve Yeliz onlara neden böyle bir şaka yaptıklarına dair hesap sorsa da ikisinin de ısrarlı inkârları sonucunda deli durumuna düşen en sonunda yine o oluyor. Üstelik az önce sığındığı evde aslında hiç kimsenin yaşamadığını ve o evin uzun bir süredir boş olduğunu da öğreniyor. Ama Yeliz, orada Serhan adında bir adamla karşılaştığına yemin edebilecek kadar yaşadıklarının gerçekliğinden emin. Zaten o akşamdan sonra da bir daha Yeliz’in dertleri hiç bitmiyor. Çünkü sürekli olarak tuhaf, doğaüstü ve paranormal olaylar yaşamaya devam ediyor. Peşinde olan “şeyler” ise günden güne ona hem zihinsel hem de fiziksel olarak işkence etmeyi sürdürüyor. Şimdi konusu ilginç gelebilir ki bana da en başında öyle gelmişti; gelgelelim hikâyenin içeriğine… Kitap ne yazık ki çok fazla tekrara düşüyor ve aynı olaylar sadece biraz biraz değiştirilerek sürekli olarak önümüze sunuluyor. Bakın, 300 sayfa boyunca olan tek şey Yeliz’in peşindeki bu varlıkların onu korkutması ve adım adım delirtmesinden ibaret. Tamam, belki de beklediğiniz şey tam olarak budur ama bir de şu şekilde söyleyeyim: Bu eylemler ana karakteri ve elbette ki okuyucuyu korkutmak için varlar, zaten kitabın olayı da bu. Fakat ben bu konuda yeterince başarılı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Çoğu eylem zaten çeşitli korku filmlerinde sıklıkla gördüğümüz şeyler; o yüzden de etkilerini bir hayli yitirmiş vaziyetteler. Elbette arada bazı yeni şeyler de var ama ben ne yazık ki Senin Yüzünden ’i okurken yeterince korkamadım. Hatta hiç korkmadım; aksine sadece birkaç olayda tedirgin oldum. Zaten onda da bu etkiye ancak kitabı gece gece, karanlıkta okurken ulaşabildim. Yani o bile benim çabamın bir sonucuydu. Yeliz’in tepkileri ise bir başka mevzu. Kızın kitap boyunca yaptığı tek şey sürekli olarak ağlamak, bağırıp çağırıp ses tellerini yırtmak, kendini oradan oraya koşturmak ve ayılıp bayılmaktan ibaret. Kimse Yeliz’e ve yaşadıklarına bir türlü inanmıyor ve o hem zihinsel hem bedensel olarak yiterken kıza yardımcı olmak için hiçbir çabada bulunmuyorlar. Sadece aura okuyan — pardon, lanet okuyan — bir uzman olaya dahil edildi ama onda bile Yeliz adamın kapısına dayanıp yardım için yalvarmasaydı olmazdı. Kendinden başka kimsenin ona bir faydası yok anlayacağınız. Finali ise bence çok kötüydü. Ortada yapılmak istenen bir ters köşe var ama böyle bir hikâyeye hiç yakışmadığını düşünüyorum. Sanki yazar bu finalle yaptığı, kitap boyunca uğraştığı her şeyi hiç etmiş. Yani konusuna bile sırt çevirmiş gibi hissediyorum. Belki en başından beri amacı buydu ama ben sondaki olayı hiç mantıklı bulmadım. Keşke hikâyeyi başka şekilde nihayete erdirseydi. Ve son saniyedeki o toparlama çabası bile işe yaramadı bence. Çünkü o noktada artık yazarın yaptığı şeye değil de ancak Yeliz’in tırlattığına ihtimal verebilirim. Yine de bunlar şahsi görüşlerim elbette; belki siz okuyup farklı şekilde düşünebilirsiniz. Fakat her şeye rağmen Senin Yüzünden ’i okumanızı önermem çünkü korku açısından bence zayıftı ve hikâyesi de ne yeni bir şeydi ne de öyle ahım şahım şekilde yazılmıştı. Yani felaket derecede kötü değil elbette ama mekân çok sınırlı, karakterler iki elin parmağını geçmeyecek kadar az, hikâye sürekli olarak kendini tekrar ediyor ve çözüm odaklı hiçbir eylem yok. Sonu desen gereksiz bir ihanet silsilesiyle bitirilip bize en başından beri kurgulanan büyük bir planmış gibi yutturulmaya çalışılıyor ama bana kalırsa bu final yazarın aklına son anda geldi; çünkü öyle bir özensizlik vardı. Uzun lafın kısası bu şekilde arkadaşlar, herkese bol kitaplı günler dilerim.
1000Kitap
Senin YüzündenR. İdeli · Artemis Yayınları · 2025473 okunma
··
1.696 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Dediğin herşeye o kadar katılıyorum ki özellikle sonunu hiç beğenmedim ve dediğin gibi hiç korkutmuyor ve tekrara düştüğü konusunda o kadar haklısın ki. Bölümlerin özeti şu: Yeliz birşey görüyor, bağırıyor, birine haber veriyor, kimse ona inanmıyor, sonrası kan, delirme vb. Sürekli her bölümde bu anlatılıyor bende pek beğenmedim ayrıca incelemen çok güzel olmuş🫶
Firefly
Gönderi Sahibi
Rivers Bookstore teşekkür ederim ❤️🫠
Bende merak etmiştim kitabı ama listemden çıkardım inceleme çok güzel olmuş ellerine sağlık. 🫶🏾 R. İdeli dili basit yani bu tabiki kötü bir şey değil ama bende Her Kimsen: İlk Set serisini okurken aynı şeyi yaşamıştım.
Firefly
Gönderi Sahibi
begümora mı acaba? Umarım kurtarıyorumdur😅
Konu harika, ama yazarın elinde heba olmuş. Bu da şunun kanıtı: Herkes yazabilir, ama herkes yazar olamaz. Emeğinize sağlık, harika bir inceleme olmuş.
Firefly
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Uzun bir süreden sonra ilk defa bir incelememe yorum yaptınız bu arada, kendinizi özletiyorsunuz.