Kitabın konusuna girmeden önce bahsetmeliyim ki kitabın dili çok yalın ve sade. Bir su gibi, kendinizi ilk sayfalardan itibaren bıraktığınız anda kitabın son sayfasını okurken buluyorsunuz. Çok akıcı -yazarın diğer kitaplarına kıyasla- bir kitap anlayacağınız. Kitabin içeriğine gelecek olursak, bu kitap öyle şeyler kattı ki, bunu anlatmaya şuan ne güç yetirebilirim, ne de kelime darcığım yeterli gelir. "Amaaan bu da buaraya edebiyat yapmaya gelmiş" demeyin, gerçekten yazar tarafından çok derinden anlatılan, anlamlar içeren bir eserdir Rüzgarlı Pazar . Duran Demir, Çiçekci Cemile, Şapkacı bacı, Pala Hasan, Cino, Dürümcü baba'nın ve onların bir mislisinin hikayesine ortak biliyorsunuz kendinizi. Nimet ve Cesurun birbirlerine olan samimiyetleri ile nefes buluyorsunuz kitabın aralarında. Kendimden örnek verecek olursam ki ben bu kitaba başlamadan önce, çevremde nice Çiçekçi Cemilelerin olduğundan habersizdim. Bu kitap vesile oldu çevremdekileri fark etmeme. Mustafa Kutlu sadece bunu fark etmemi de sağlamadı; Mutluluğun kaynağının modern bir hayat olmadığını, gerçek huzurun bazen sade bir yaşam bazen küçük bir tebessüm, bazen de helal lokma ve iyi niyet olduğu gerçeğini çarptı yüzüme.Bunun içindir ki bu kitabın yeri her zaman farklı bir yeri olacaktır bende. Okumaları için şimdiden çevremi darlamaya başlayacağım. Yani demem o dur ki vakit kaybetmeden başlamamız gereken bir eser duruyor karşınızda!