Bana 1k hesabı açtıran kitaptır. Kapağına bakarak kendi zihnimde oluşturduğum kurguyu okumak istemişim :) hatta belki bir gün yazarım, içimde kalmamış olur.
Zaten hep umduklarımız ve karşının gerçekliği çarpışıp durur, mesela ben bu kitabı alırkenki hayalim heyecanım nerede, kitabın her karakterinin ayrı karaktersiz olması nerede.. Okurken şok oluyorsunuz, bir yerden sonra beyniniz uyuşuyor, öyle ki kitaba verdiğiniz parayı bile unutuyorsunuz ve bunu alacağıma şunu yapardım diyemiyorsunuz. Kitabın yarısına kadar mezarlıklarda oyalanıp ne olacak diye bıkkın bir merakla devam ediyorsunuz, yarısından sonra kitap gündüz kuşağı programlarına dönüşüyor. Spoiler vermek gibi olsun buradaki Müge Anlı meşhur iskelet :) o bile bu karmaşadan nasipleniyor da oraya girmek bile istemiyorum. Yaşanmamış varsayıyorum.
Kitapta herkesin karakter zaafiyeti var, feminist olan paragöz, kendisi mağdur olan kızın kadın tanımlamaları muhteşem, öyle ki kafayı yersin, erkekler zaten klasik fox tv erkeği.. neyse. Evet sanırım bu kadar kaostan sonra bir hakikate ulaşacağız, yani ulaşırız diye ümit ediyorsunuz ki işler daha da pisleşiyor ve en son kitap bitiyor. Ayrıca yazarın pozitif bilimleri fena olmasa da dini cehaleti tam bir facia. Azıcık bilen biriyseniz kafamı duvara mı vursam yoksa kitabı mı ısırsam diye düşünüyorsunuz. Velhasılı kelam, Ketebe bunu neden basar, TDV neden satar, gariban zünnun cebindeki son parayı buna neden verir... Hüseyin Rahmi GürpınarDirilen İskelet