2025'i Buzdolabı Vatandaşları ile karşılamıştım şimdi ise Gastronomi Şövalyesi ile kapatıyorum. İlk iki kitabı yeni bir tarzın heyecanıyla bir solukta bitirirken bu kitabın ise hemen bitmesini istemediğim için ağırdan aldım. Yazarımızın kalemine aşina olsam da bu eserinde de bizi farklı tatlar bekliyor. Kitabın içeriğine gelecek olursak bir krallığın ve neferlerinin kıtlağa ve açlığa karşı direnişini görüyoruz. Ama öyle oldubittiyle değil nakış gibi işlenerek. İlk sayfadaki önemsiz gibi görünen bir detayın son sayfalara kadar bize eşlik etmesinden bunu anlayabiliriz. Eserin sevdiğim ikinci yanı ise her karakterin bir hikâyesi olması ve sayfalarda buna ustalıkla değinilmesi. Sahnede herkes var ve onlardan öğrenilecek bir çok şey. Alıntı cümlelerden ziyade pasajlar ön plandaydı benim için. Tekrar tekrar okuyup üzerine düşündüğüm birçok yer mevcuttu. Özellikle Ray ile Kekik'in tadına doyum olmaz cinsten diyalogları... İlk bölümden son bölüme kadar heyecanımı ve merakımı taze tutan yazarımıza teşekkürler Emre Turan