İnsan, affedildiği kadar insandır.
9/10
·1724 syf.··
2022 4. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 00:00
Bazı kitaplar vardır, onları okumazsınız; onlar tarafından okunursunuz. Sefiller de böyle bir kitaptır. Viktor Hugo’nun insan ruhuna tuttuğu ayna, yalnızca 19. yüzyıl Fransa’sını değil, insanlığın vicdan tarihini de gösterir. Çünkü bu roman, bir adamın değil, bir çağın yargılanmasıdır. Jean Valjean, yalnız bir karakter değildir; ekmek çalan bir yoksul değil; toplumsal düzenin öksüz bıraktığı tüm insanların yüzüdür. Hugo’nun dahiliği, Valjean’ı suçlu olarak değil, suç üreten bir düzenin semptomu olarak göstermesindedir. Devlet, adaleti korumak için vardır; fakat Hugo bize, devletin bazen adaletin celladı hâline geldiğini fısıldar. Javert’in hukuka bağlılığıyla Valjean’ın merhameti arasındaki karşıtlık, belki de bütün siyaset felsefesinin en eski sorusunu yeniden açar: Adalet nedir? Yasa mı, vicdan mı? Roman boyunca bu sorunun cevabı değişmez ama derinleşir: Yasa, insan ruhunun taşıyamadığı yerde çürür; vicdan ise, kanunların dokunamadığı yerden filizlenir. Bir karakter olarak değil, bir düşünce olarak Jean Valjean Valjean hapisten çıktığında özgür değildir; toplum, onun üzerine görünmez bir zincir daha takar. Hugo burada yalnızca bir adamın dönüşümünü yazmaz; merhametin hukuku nasıl aşabileceğini gösterir. Papazın tek bir gümüş şamdanla Valjean’ın kaderini değiştirmesi, Hugo’nun bütün insanlığa attığı paradır: Bir insana güvenmek, onu yeniden yaratmaktır. Bu nedenle Sefiller, kırık bir adamın değil, yeniden doğmayı göze alan bir ruhun destanıdır. Fantine: Bir bedenin değil, bir sistemin çürümesi Fantine’in hikâyesi, fakirliği değil, toplumun fakirliği üreten ahlaki mekanizmalarını anlatır. Hugo burada acımasızdır: Toplum, sadece Fantine’in bedenini değil, hayallerini de parayla satın alır. Onun düşüşü, bireysel bir trajedi değil, ahlaki iflasın anatomisidir. Javert: Kanun adamından kanundan yapılmış adama Javert, Hugo’nun inşa ettiği en trajik figürdür. O, adaletin değil, kanunun vicdanıdır. Hukuka adanmış bu adam, Valjean’ın merhametiyle karşılaştığında çöker. Çünkü merhamet, kanunun tanımadığı bir yetkidir. Hugo burada ince bir çizgiyi görünür kılar: Vicdanı olmayan düzen, düzen değil, örgütlü şiddettir. Javert’in intiharı bu yüzden şaşırtıcı değildir; o, kanunun değişebileceği ihtimaline dayanamaz. Belki de Hugo, devletin en kırılgan yerini buradan gösterir: hukukun esnekliği değil, insanın sabitliği insanı öldürür. Devrim, sokak, barikat: Tarih bir mekân değil, karakterdir Paris sokakları romanda yalnızca arka plan değildir; toplumsal öfkenin mekânlaşmış hâlidir. Barikatlar, taşlardan değil, hayal kırıklıklarından örülür. Enjolras’ın kemikleşmiş idealizmiyle Gavroche’un çocuk bedeni arasında sıkışan insanlık, Hugo’nun bize attığı en büyük çığlıktır: Bir toplumda çocuklar ölüyorsa, o toplum zaten ölmüştür. Sözün özü Sefiller, bir roman değildir; insanın iyilikle sınandığı en uzun mahkeme tutanağıdır. Hugo, bize adaletin mahkeme duvarlarında değil, kalbi kırık insanların sessizliğinde saklı olduğunu anlatır. Jean Valjean’ın gölgesi, yalnız Fransa’nın değil, tüm insanlığın omzuna düşer. Bu eser, okunulası olduğu için değil, insanın kendini unutmuş hâlini hatırlattığı için okunmalıdır. Çünkü Sefiller, bize tek bir cümle bırakır: İnsan, affedildiği kadar insandır. Sefiller (2 Cilt Takım) Victor Hugo
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
·
128 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.