Puan vermedi·216 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 06:04
Öncelikle şunu söylemeliyim bu kitabın benim için özel olması yazarından veya içindeki satırlardan değil, bana bu kitabı veren kişiden kaynaklı. Kısa bir şiir ve ardından "ne çok acı var" diye başlıyor kitap. "Yasamak" Bence bir kitaba verilebilecek en güzel isim. Çoğu insan yaşadığını sanıyor ama aslında yaşamıyor. Bu kitabı okurken sizde nasıl yaşanılabildiğine tanık olacaksınız. Tabi olabilirseniz çünkü Cahit Zarifoğlu’nun anlatım tarzı oldukça kapalı. Bazı şairler vardır ki okursunuz, bir ahenk vardır fakat anlamak için bir kere daha okumanız gerekir, bazı şairler de vardır ki ne ahenk sizi sarar ne de mana. Okusanız da bir sey anlamazsınız. Böyle şairler bence şiirlerini okunması için değil de kendi içini dökmek için yazmışlardır. O satırları şairinden başka kimse tam olarak anlayamaz. İşte Cahit Zarifoğlu bence tam olarak böyle bir şair. Kitap günlük ve anı türünde gibi gözüküyor. Öyle bildiğiniz gibi zamana göre ilerlemiyor. Tarihler karışık, bir bakmışsınız geçmişe gitmiş. Birde bakıyorsunuz yaşadığı zamana geri gelmiş. Ayrıca bu türler dışında yazılarının içine birçok türü de katmış. Deneme yazıları da var, şiir de var. Sayamayacağım kadar çok konuya değinmiş. Bazen yeni bilgiler öğreniyorsunuz. Bazen de yazarın bir insan, bir konu hakkındaki görüşlerini görüyorsunuz. Kitap içerisinde çok sevdiğim duygu dolu paragraflar vardı. Bu adama Zarif adam diyorlarsa içinde aşkın, sevginin de geçmesi gerekiyor. Ve geçiyor da. Yalnızlık da olmazsa olmaz tabi. Kitapta zaman zaman insanları, zaman zaman da davasını anlatmış. Bazen annesine olan sevgisi ve özlemini dile getirmiş. Bazen de babasına sitem etmiş. Cahit Zarifoğlu yeni nesilden de şikayetçi olduğunu belirtmiş. Modernleştikçe kendimizi, kültürümüzü kaybettiğimizi söylüyor. Biliyorsunuz ki Cahit Zarifoğlu Dünyanın birçok yerini otostop ile gezmiş, her yerden insanlar tanımış ve farklı insanlarla yaşamış olması gerekir. Ama yine de yalnızlık işlemiş bu şairimizin içine. Savaş hakkında yazıları da var. Vietnam savaşına, kitabın sonuna doğru ise Afganistan savaşına değinmiş. Babasi ile olan mektuplar da kitabın içinde yer almaktadır. Babası ile problemli olduğunu düşünürdüm. Daha önce kulaktan duyma bilgiler ve sosyal medyada hakkında gördüğüm bazı yazılardan dolayı böyle düşünmüştüm ama bu mektuplara bakınca hiçte öyle gözükmüyor. "Cahitçiğim (..) namazlarını kıl ihmal etme. her iş Allahüazimüşandan biter. Hepimiz onun huzuruna çıkacağız, ne mutlu yüzü ak çıkanlara. Allah'a emanet eylerim babanız, Niyazi Zarifoğlu" Bence bu yazılara cevaplarında Cahit Zarifoğlu bazen kelimeleri yetişememiş olacak ki: "içimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yinede anlatıyoruz ama." Sözcükleri dökülüvermiş dilinden. Son olarak kitabında bazı yerlerde Necip Fazıl’dan da bahsediyor. Gördüğünüz gibi gündelik, sanatsal, eleştirel yazılar yazmış. Güzel de yazmış bence sadece anlaşılması biraz zor ama okumanızı tavsiye ederim. Yaşamak Cahit Zarifoğlu
Edebiyat
YaşamakCahit Zarifoğlu · Ketebe Yayınları · 202211,2bin okunma
·
413 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.