Gönderi

Tek Tanrıcılık - Çok Tanrıcılık
Etik açıdan tek tanrı inancı, insanlık tarihinin en kötü fikirlerinden biridir. Tek tanrıcılık, insanların ahlak standardını yükseltmeye pek yaramamış. Sırf Müslümanlar tek tanrıya, Hindular bir sürü tanrıya inanıyor diye, Müslümanların Hindulardan daha ahlaklı olduğunu mu düşünüyoruz? Hristiyan istilacılar, Amerika'nın yerli kabilelerinden daha mı ahlaklıydı? Tek tanrıcılığın yol açtığı kesin bir şey varsa, o da pek çok insanı eskisinden daha hoşgörü yoksunu kılması ve bu yolla, din kaynaklı zulüm ve kutsal savaşların yaygınlaşmasına katkı sağlamasıdır. Çok tanrıcılıkta, farklı insanların farklı tanrılara tapması ve değişik tören ve adetler uygulaması gayet kabul edilebilir bir şeydi. İnsanların dini inançları yüzünden saldırmaları ve dini gerekçelerle uygulanan zulüm ya da infaz pek yaşanmazdı. Oysa tek tanrıcılık, kendi tanrılarının tek olduğu ve herkesin ona itaat etmesi gerektiği inancına dayalıdır. Bunun sonucunda, Hristiyanlık ve İslam dünyaya yayılırken beraberinde haçlı seferleri, cihatlar, Engizisyon mahkemeleri ve dinsel ayrımcılık da yayıldı. Mesela M.Ö 3.yy'da Hindistan İmparatoru Büyük Asoka'nın tavrıyla Roma İmparatorluğu'nun son dönemlerini karşılaştırın: İmparator Asoka pek çok din, tarikat ve gurûnun olduğu bir imparatorluğun başındaydı. Kendisine, tanrıların sevgili oğlu ve herkese içtenlikle saygı duyan unumanlarını yakıştırmıştı. M.Ö 250 dolaylarında duyurduğu hoşgürü fermanında şöyle diyordu: "Tanrıların sevgili oğlu, herkese içtenlikle saygı duyan kral, tüm çilekeşlere ve din erbablarına saygı duyar. Ve Tüm dinlerin temelinde olması gereken gelişme değer verir. Temeldeki gelişim, farklı şekillerde sağlanabilse de, söylemlerinde hepsinin sınırı vardır. Yani, gerekçesiz yere kendi dinini övüp diğerlerini karalayamazlar. Her kim ki, aşırı dindarlıktan kendi dinini över ve kendi dinimi yücelteyim diye düşünüp başka dinleri karalar, o kişi sadece kendi dinine zarar verir. Bu yüzden dinler arası iletişim iyidir. İnsan, başkalarının benimsediği öğretileri dinleyip bunlara saygı duymalıdır. Tanrıların sevgili oğlu, herkese içtenlikle saygı duyan kral diler ki, herkes başka dinlerin güzel öğretilerini iyice bellesin." Beş yüz yıl sonra Roma İmparatorluğu, Büyük Asokan'ın Hindistan'ı kadar çok çeşitlilik içeriyordu ama Hristiyanlık hakim olduktan sonra İmparatorlar dine karşı bambaşka bir tutum takılmaya başladı. Büyük Konstantin ve oğlu II. Konstantius'tan itibaren İmparatorlar Hristiyan olmayan tüm tapınakları kapatıp pagan ilan edilen ritüellere ölüm cezası getirdiler. Adı tanrı vergisi anlamına gelen İmparator Theodosius döneminde zulümler arttı. 391'de Theodosius buyrukları devreye girdi ve Hristiyanlık ve Yahudilik harici tüm dinler bütünüyle yasaklandı. Yahudilik de çeşitli şekillerde zulme uğruyordu ama yasal kaldı. Yeni yasalara göre, Jüpiter'e ya da Mitra'ya kendi evinin mahreminde tapınmak bile yasaktı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders Yuval Noah Harari
Din
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.