Kendi okuma deneyimim açısından Yunanca Dersleri , Han Kang ile tanışma kitabımdı ve merak ettiğim bir eserdi. Ne yazık ki beklediğim duygusal yoğunluğu ve sürükleyiciliği bana sunamadı. Sakin ve şiirsel anlatım romanlarda bana göre değil. Sakinlik bir noktadan sonra durağanlığa dönüştü. Sayfalar ilerledikçe konunun içine giriyorsunuz ama karakterler arasındaki ilişkide bir ilerleme olmuyor. Ayrıca karakterlerin iç dünyalarının yeteri kadar aydınlatılmadığını düşünüyorum. Anlatım fazlasıyla kapalı ve yoğun. Aynı konuyu daha açık bir dille ve derli toplu bir üslupla okumak isterdim. Farklı bir deneyimdi.
Her eleştiri her fikir çok değerli. Çünkü benzersiz ve öznel oluşu sizin bu eleştirinizi değerli kılıyor. Uzun zamandır farklı dönemlerden farklı edebiyat türlerinden okumalar yapıyorum. Kendi adıma şunu söyleyeyim ki kendi kültürümüz dışındaki tüm yazılar önce tuhaf geliyor. Sonra biraz kültür literatür çalışması yapıyorum derken beğenmediğim yazıların aslında benim anladığımdan daha farklı olduğunu farkediyorum. Bu kitap da öyle. Her kitabın bir yazım türü vardır. Bu kitap postmodernizimden de izler alırken aslında metamodernizm dediğimiz çok yeni bir tür olup 21. Yy da karmaşık çağın karmaşık görüşlerini anlatan bir kitap. Hatta Han Kang ın tüm eserlerini okumuş biri olarak naçizane kanım şudur ki yazarın tüm kitapları metamodernist kitaplardır. Çok isterim metamodernist kavramı ile ilgili fikri edindikten sonra Han Kang ın diğer kitaplarını da okumanızı 🤗 keyifli okumalar efendim.
Kesinlikle katılıyorum, tamamen yabancı olduğum bir yazardı. Belki de başka bir kitabıyla onu tanısam fikrim tam tersi bile olabilirdi. Önerinizi dikkate alacağım, teşekkür ediyorum 🌺 Size de keyifli okumalar dilerim 🙂