Kefaret, İkinci Dünya Savaşı henüz emekleme döneminde başlayan ve savaşın ilerleyen dönemini kapsayan bir aile yaşantısının anlatısı. Tallis ailesi ve etrafında geçiyor. Üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm aileden farklı karakterlerin iç dünyasına şahit olurken ikinci ve üçüncü bölümde daha sınırlı bir şekilde yani 2-3 karakterin etrafında ilerliyor. Bence en vurucu kısım ikinci bölümdü. Savaşın acımasızlığı çok iyi anlatılmıştı.
Bir hatanının, bir yanlış anlaşılmanın kişi üzerindeki ve kişiden dolaylı olarak çevreye yayılımı çok iyi anlatılmış. Yazım dili sade iken bir o kadar da dolu dolu.
Yazardan daha önce kitap okumuştum ama bu kitap sanırım 2025’te okuduğum en iyi kitaplar arasına girer.
İlk bölümler biraz sakin veya sıkıcı gelebilir bazı okurlara ama tavsiyem devam etmeniz. Kitap ilk 50 sayfadan sonra çok sürükleyici ve merak unsurunu hep hissettiriyor.
Daha çok insan psikolojisi üzerine düşen Kefaret, benim çok sevdiğim bir yazar olan Ingeborg Bachmann’ın yıkım edebiyatı olarak nitelendirdiği II. Dünya Savaşı sonrası bir iç çöküşün romanı.
Tek eleştirim sanırım üç ana bölüm arası geçişlerin bir anda olmasıydı. Birinci bölüm bittikten sonra yaşanan o olayın yaşayan kişi tarafından daha detaylı anlatılmasını isterdim.
Öneririm. Hatta yazara başlamak için en iyi romanlardan biri. Diğer bir başlangıç önerisi ise #k:87630.
Çevirmen Püren Hanım ise çok iyi bir iş çıkarmış. Metin aktı gitti. Tam kararındaydı.