Gönderi

Puan vermedi·136 syf.··
2025 38. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 20:01
Artık ben de bir çok insan gibi okuma sıkıntısı çekiyorum. Şiir peşinde Meral'i arayan kardeşi gibi, okudum okudum, ama her şey bıkkınlık veriyor. Bunun bir sebebi yaşlanmaya başlamak olabilir.. bir diğeri, elli senedir yaşadığım yerlerden taşınmak zorunda olmak.. bir diğeri ise, bir insanın hayal gücüyle yazdığı şeylerin beni etkilemesinden sıkılmak da olabilir. polisiye okumanın bana biraz zarar verdiği de doğru. Ancak ne olursa olsun, bütün bu hengâme, keşmekeş, her şeyin daha da kötüye gittiği ve ölmek dışında bir seçeneğin kalmadığı bir zamana doğru hızla akmanın da etkisi var. Sonuç: yine de Tabucchi okudum. Ancak hasar da var: iki öyküsünü okumadım. Doğrudan politik konuların anlatıldığı hikâyeleri bıraktım. Kitabın ortalarında bir yahudi soykırımı anması da var, hâlâ, küçük, ama var sonuçta, neredeyse bırakacaktım kitabı. Ancak iyi ki bırakmamışım. Tabucchi'nin bir kaç kitabını severek okumuştum. Ufuk Çizgisi ve Hint Gece Müziği muazzam eserlerdi, özellikle Hint Gece Müziği. Aradıkları insanın ya da şeyin, ya da bu kitapta olduğu gibi zamanın peşine düşen Tabucchi karakterleri, aramanın kendisinin hayatın kendisi olduğunu söylüyorlar, ve bir yandan da edebiyatın ancak bu kadar iyi yazabilen bir kalemi okuduğunda tadına varılabilecek bir şey olduğunu, ve belki de onun da aramaya değer olduğunu hatırlatıyorlar. Güdükleşmiş okuma alışkanlıklarımın, " ama hepsi onun hayal gücünün bir sonucu, sonuçta ömrüm tükeniyor ne kadar zamanım kaldı" diye düşünürken ben, yine de koskoca ve ne kadar da çabuk geçirvermiş ömrümün bu yerinde, eşya kolileri, kütüphaneden arkadaşlara, tanıdıklara ayrılmış kitap sürüleri, ömrümüz beraber geçen ve artık sonsuza dek- ayrılacağımız bunca eşya- bunca hatıra, milyon adet çocukluk hatırası, onlarca kedi ölüsü, Dodi ve nicesi arasında bana, hatırlatıyor, çünkü okumak diyorum, ve özlediğimi görmek de öyle iyi geliyor ki, çünkü belki de onların zihninde dönüp duran imgeler, düşünceler ve sözler, sözcükler, cümleler de olsa, yine de hepsi beni ben yapan şeylerdi. Zamanı ve geçmişi hatırlayan, geçmişteki zamanı yaşamaya çalışan Tabucchi karakterleri bana çok fena halde beni hatırlatıyor, aramak çünkü, ben de geçmişi düşündükçe hatırladığım şeyleri zihnimin nasıl eğip büktüğünü biliyorum. ve ben de hatırlayarak yaşıyorum. Ama zaman tükeniyor ve ömür bitiyor. Çok neşeli olan hiç kimsenin gerçekçi gelemeyeceği bir yerde, bütün dünyaya aşina, çok daha büyük kötülüklerin, ve binlerce türlü ruh hastalıkları ve delilikler arasında bizler de bir Antonio Tabucchi karakteriyiz ve çok uzak değil de sanki sadece pandemi öncesini özlüyor ve ona doğru uzanıyoruz. Ben özlüyorum. Ama burada bitiyor ardından. Sonra ilerisini düşünüyorum: taşınıyoruz, gidiyoruz, başka yerlerde başka insanların yanında onlara artık yabancı gelmeyene dek yaşamak zorundayız. Annem yaşlı, ben de yaşlı sayılırım. Bunlar yetmiyor gibi bir de ölmek zorundayız. Nerede, nasıl, ne şekilde... düşünmemeye çalışıyorum. Kitaba dönmem gerekli: güzel çevirisi, herhalde yazarınkine yakın bir üslûbu yakalamış olan Nihal önol'a çalışması için teşekkür etmek gerek. Bir çok öyküde, mesela açılış öyküsü Çember'deki karmaşık akışı çevirmen çok güzel bir şekilde çözmüş. Kitabın baştan sona çok lezzetli bir edebiyat tadı verdiğini söylemek gerek. Antonio Tabucchi'nin edebiyat dünyası bu tadın çeşit çeşit karşımıza çıktığı bir dünya. Bana da acaba diye düşünenlere önermek düşüyor.
Zaman Hızla YaşlanıyorAntonio Tabucchi · Can Yayınları · 201089 okunma
··
416 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Her son yeni başlangıçlar getirir abi, karamsar olma. Allah kolaylık versin.
Cem
Gönderi Sahibi
Sağolasın Yasin, doğru diyorsun