Sevgili Tuba Karacan bu topluma bu kadar anlaşılır bir üslupla böyle güzel bir kitap kazandırdığınız için kendi adıma ilk öncelikle size teşekkür ederim. İyiki yazdınız. İyiki yazmanız konusunda Tarık Tufan hoca ve diğer arkadaşlarınız sizi motive ederek desteklemiş, iyiki…
Uzun yıllardır takip ettiğim, yazılarını büyük bir ilgi ve keyifle okuduğum bir kalem, bir psikolog kendisi. Hem duruşu hem de naif kişiliği insanın ruhuna hoş bir esinti bırakıyor.
Herkes Evine Dönmek İster kitabını ikinci okuyuşum ve bitmeden kitap hakkında bir şeyler yazmak istedim. Kişisel gelişim kitaplarını hep zor okurdum ta ki bu kitaba kadar ve satır çizmek nedir bilmezdim yine bu kitaba kadar. Bir kitabı tekrar yada defalarca okumak gerçekten yeni şeyler fark ettiriyormuş, onu da yine bu kitapla öğrendim.
Bu kitabı okuyan herkesin bir sayfasında, belki de bir satırında mutlaka kendini bulacağına inanıyorum. Herkes Evine Dönmek İster bazımızı duvara çarpa çarpa gerçekle yüzleştirecek bazımızı ise saklandığımız o hizbe, karanlık kuyada bekleyen o çocuğa elini uzatacak. Bazı ebeveynler affedilecek bazısıyla sert bir yüzleşme sonrası kırık dökük olsanda bütünün bir parçası olduğunu kabul ettirecek.
İçimizden bize seslenen o olmumsuz ses kütlelerinin aslında bizim düşüncelerimiz olmadığını idrak edecek ve kendi cılız sesimizi hatta belki hiç sesimizin çıkmadığını fark edip üzerine yığınla toprak döküp gömdüğümüz kişiliğimizin, tıpkı bir bebeğin dünyaya ilk geldiğinde attığı o çığlığı atıp kendimize ilk nefesi aldıracağız.
Bazı şeyleri başarmak gerçekten çok zor ama Tuba Karacan ‘ın dediği gibi iyileşmek için yara aldığımız eve dönmemiz şart çünkü yara nerede açılmışsa iyileşme oradadır.
Louise Glück ‘in herkesçe bilinen bir sözü vardır hani, “Dünyaya bir kez bakarız oda çocukken. Gerisi hatıradır.” diye. Bu kitabı okurken hep bu replik aklımın içinde döndü durdu. Dünyaya bir kez bakıp gerisinin hatıra kalacağı ömürde diliyorum ki sağlıklı ebeveynlerin ellerinde yeşersin her çocuk.
Şimdi Tuba Karacan yeni bir kitap daha yayımladı. Bu kitap üzerine yıllardır çalıştığını biliyorum. Okuma listemde bütün yıl boyunca 69. Sıra boştu çünkü oraya bu kitabı ekleyecektim ve şimdi ekledim ve sabırsızlıkla Ayrılmak Zamanı kitabımı bekliyorum. Sevgili Tuba Karacan diliyorum ki çok yazın, yazın ki bizi saklandığımız o kör kuyulardan çekip alın.
“İnsan yavrusunun ilk yurdu anne kucağıdır. Orada tutunamadığında hiçbir yerde, hiç kimseye kolay kolay tutunamaz. Bu yüzden bazılarımızın bir yeri olsa da yurdu hiç olmaz.”
S-75
“Beni hiç tanımayan birine, kendimi en gerçek hislerimle anlatmak isterdim."
S-129
“Varlığımız bir ötekinin varlığında kaybolduğunda, bize ait ne kadar iyi varsa ötekiyle birlikte gider. Yeteneklerimizin, başarılarımızın, gücümüzün, iyi yanlarımızın tümünü yitirmiş hatta bunlara hiç sahip olmamış gibi hissederiz.”
S-136
VE SON SAYFADA OKUYUCULARINA
BIRAKTIĞI O GÜZEL YAZI
Bu kitabın yazılmasına eşlik eden, isimlerini bilmediğim ama teşekkürü borç bildiğim başka pek çok insan var. Sosyal medyada takip eden, paylaşımlarıma gönülden karşılık veren, “siz yazın biz okuyalım” diyen tanışmadığımız ama samimiyetlerini hissettiğim herkese çok teşekkür ederim. Henüz ortada kitap yokken cümlelerimi okumak istemeseydiniz yazmak bu kadar keyifli olmayacaktı…
Bir odada yıllardır bana yüreklerini açan, sırlarını emanet eden, güvenen, çabalayan cesur insanlar… sizden buraya sığdıramayacağım kadar çok şey öğrendim. İyilik hep sizinle olsun.
Ve değerli okuyucu, bu kitap eve dönüş yolculuğunda sana eşlik edebilmek için yazıldı. Umarım elinden şefkatle tutabilirim.
S-253
İyiki var oldun Tuba Karacan