3 Cisim Problemi, Cixin Liu’nun okuduğum ilk kitabı ve daha ilk sayfalardan, son derece zeki ve donanımlı bir yazarın kaleminden çıktığını hissettiriyor. Roman, yer yer bir fizik ders kitabının edebi bir anlatımla yeniden yazılmış hâli gibi. Her sayfasını merakla çevirmenin verdiği o mutluluğu tarif etmek zor. Bilim, uzay ve dünya dışı yaşam ihtimalleri üzerine düşünmeyi seven herkes için kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser. Anlatım bazı okurlar için zorlayıcı olabilir; ancak ben kısa sürede okuduğum için takip açısından hiçbir güçlük yaşamadım.
Romanın merkezinde, fizik ve matematiğin en karmaşık konularından biri olan “üç cisim problemi” yer alıyor. Bir sistemde üç yıldızın birbirine uyguladığı kütle çekim kuvvetleri yüzünden hareketlerinin hiçbir zaman düzenli tekrarlar içermemesi ve dolayısıyla öngörülemez hâle gelmesi, hikâyenin temel bilimsel çatısını oluşturuyor. Bizim Güneş Sistemi’mizdeki hareketleri tahmin edebilmemizin nedeni tek bir yıldız etrafında dönmemizken, üç yıldızlı bir sistemde kaos kaçınılmaz hâle geliyor.
Cixin Liu, bu fiziksel problemi Trisolaris adındaki kurgu gezegen üzerinde ete kemiğe büründürerek anlatıyor. Trisolaris, üç yıldızlı sistemi nedeniyle aşırı sıcak ve soğuk dönemlerin öngörülemediği Kaos Çağı ile görece düzenli ve yaşanabilir Denge Çağ arasında gidip geliyor. Kaos dönemlerinde hayatta kalabilmek için bedenlerindeki suyu atarak bir tür “kuruyup uykuya yatma” formuna bürünen canlıların dramatik yaşam döngüleri, kitabın en çarpıcı kısımlarından biri. Bu uygarlık, sayısız kez yok olmuş ve yeniden doğmuştur. Sonunda Trisolarisliler, üç cisim probleminin çözülemeyeceğini kabul ederek gezegenlerinden ayrılmanın yollarını aramaya başlar.
Dünyada ise hikâyenin merkezi karakteri Ye Wenjie. Çin’deki devrim sırasında babası —saygın bir fizik profesörü— gözlerinin önünde öldürülür; annesi hayatta kalmak adına aileye sırtını döner. Astrofizik öğrencisi olan Wenjie, iftiraya uğrayıp cezalandırılmak üzereyken tek kurtuluş yolu olarak Kızıl Sahil Üssü’nde çalışmayı kabul eder. Başlangıçta şüpheyle yaklaşılan Wenjie, zamanla yetenekleriyle kendini kanıtlar ve ekibin güvenini kazanır. Üssün görevi, büyük bir parabolik anten aracılığıyla uzaya radyo sinyalleri gönderip dışarıdan gelecek bir yanıtı beklemektir.
Yıllar boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda Wenjie, Güneş’i bir anten olarak kullanarak çok daha güçlü bir sinyali uzaya göndermeyi başarır ve sekiz yıl sonra, yaklaşık dört ışık yılı uzaklıktaki bir gezegenden beklenmedik bir yanıt alır. Mesaj “sakın cevap verme” diye başlamaktadır; çünkü gönderilecek her cevap, o uygarlığın Dünya’ya gelmesine yol açabilir. Ancak insanlığın adaletsizliğinden umudunu kesmiş olan Wenjie bu uyarıyı görmezden gelir ve iletişimi sürdürür. Böylece olaylar dünya dışı varlıkların gelişini arzulayan gizli bir topluluğun oluşumuyla daha da karmaşık bir hâl alır.
Bu topluluk, Üç Cisim Problemi adlı bir oyunu dünyaya yayarak Trisolaris’in Kaos ve Düzenli çağlarını insanlara hissettiren bir simülasyon sunar. Amaç, özellikle bilim insanları içinden Trisolarislilere faydalı olabilecek kişileri bulmak, onları kendi ideolojileri etrafında toplamak veya engel görülenleri ortadan kaldırmaktır. Artık onlar gelmektedir ve son mesajları ise “Sizler böceksiniz.” olmuştur.
Sonuç olarak 3 Cisim Problemi; hikâye, kurgu, bilimsel zemin, merak unsuru ve felsefesiyle mükemmel bir eser. Benim için 10 üzerinden 11’lik bir kitap. Hem bilimkurgu hem de düşünsel derinlik arayan okurlar için kusursuz.
Üç Cisim ProblemiCixin Liu