Tarih boyunca, insanların neredeyse tümü aynı anda birden fazla anlatıya inanmışlar ve hiçbir zaman bunların hiçbirinin bütünüyle gerçek olduğuna ikna olmamışlar. Bu tereddüt pek çok dini sarsmış ve o yüzden de dinler, inancı en üstün meziyet diye nitelendirip, şüpheyi en kötü günahlardan biri addetmiştir. Sanki kanıtı bulunmayan şeylere inanmak, tabiatı gereği iyilik barındırıyormuş gibi.
Fakat modern kültürün doğuşuyla, işler tersine döndü. İnanç gitgide zihinsel kölelik gibi görülmeye başlanıp şüphe özgürlüğün ön koşulu konumuna yükseldi.
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari