“Yalnız annemin değil, anneannemin, anneannemin annesinin, büyük ihtimalle onun annesinin ve daha büyük annelerin hikayeleri de acıklıydı…”
Bu cümle çok yordu beni yıllarca hep anlamaya çalıştığım yaşarken farkında olmadan bu benim benim başıma neden geliyor, bu insanları neden çekiyorum soruları birden hem bu kitap özelinde hem de bu zaman kadar bir kaçında Seninle Başlamadı , Beden Asla Yalan Söylemez cevap bulsa da yine de döngüyü değiştirmek epey zaman almıştı.
Ben nerde yanlış yapıyoruma o kadar çok kafa yordum ki bu büyük resmi görmek zaman aldı, epey bir zaman…
Sorun unutma yetisini kaybetmek mi?
Yoksa;
Köklerinden gelen genetik ve kadersel mirası kabul etmek mi?
Bence zamanla bunları anlayıp özümseyip redd-i miras yapmak!
Kulağa kolay gelir elbette ama bu döngüyü kırmak için bir çok bedel ödemiş artık hayatının büyük bir kısmını bu bilinmezlikte, acı da ya da felaketle yaşamış bir insan için yürek hafifleten bir umut olabilir.
Önemli olan başımıza ne geldiği, hayatımıza giren insanların bizde açtığı yaralar değil deyip ben bu insanları bu olayları neden yaşıyorum diyip deşmek buraları kitabın bir yerinde seçilmiş yalnızlıktan dem vurmuştu ya Ayfer Tunç bence de bir süre bu yalnızlıkta ya da tek başınalıkta o dingin kendine dönme süreçlerinde gözlerimizi içimize çevirmek, gerçekten bakmak, gerçekten görmek…
“Unutamayan bir belleğin kişisel muhasebesi, hayata rengini veren otuz yıllık güçlü bir aşkın anatomisi ve bir ülkenin toplumsal panoraması” diye yazmış ya yazarımız bence bir çok aile dizilim şemalarından daha anlaşılır daha açık ve o dönemin sosyolojik atmosferiyle birlikte insanların kadınlara, kadınların meslek hayatlarındaki konumuna, annelik duygularına, yani yine totalde “kadın olmanın” bu topraklarda ve dünya üzerindeki diğer kültürlerde de nasıl yaşandığına tanık oluyoruz.
Aşk, bellek, aile, travmalar ve yüzleşmenin çok güzel kurgulandığı akıp giden kâh üzen kâh öfkelendiren topluma ayna tutan bir eser.
Okuyun ve zaman kaybetmeden okuyun derim
Ülkemizin kıymetli kadın kalemlerinin değerini daha çok anlamak ve daha çok okumak da bizim görevimiz olsun.