1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi zamanın ötesinde bir kitap. Günümüzün duyarsızlığı, nasırlaşmış ilişkileri ve TV kutularına hapsolmuş zihinlerimiz yaklaşık bir asır öncesinden öngörülmüş.
Kitapların tozlanmaya bırakılıp açılmadığı ve gittikçe değersizleştiği bugünlerin çok öncelerden irdelenmesi kitabı çok daha önemli hale getiriyor. Ve kitap, bu şekilde devam edilirse "kitap yakma" seviyesine düşeceğimizi hissettiriyor.
Öte yandan kitabın içerisinde birçok konuda çarpıcı tespitler mevcut. Bu konulardan bazıları: insanların çok şey konuşup, hiçbir şey söylememeleri, asosyallik konusu, kitapların zihinleri bulandırması(!) insanlığa anka kuşu benzetmesi, mutluluğun ne olduğu sorunsalı vb.
Kısacası ürpertici bir konunun haklı tespitlerle süslendiği, okunası bir kitap denilebilir.
"Bazen gezinirim ve metrolarda insanları dinlerim. Ya da büfelerde dinlerim ve biliyor musun neyi?"
"Neyi?"
"İnsanlar hiçbir şey konuşmuyorlar."
"Hayır, konuşmaları gerek!"
"Hayır, hiçbir şey konuşmuyorlar. çoğunlukla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerinden farklı bir şey söylemiyor."