Ölümü anlamak için yaşamı anlamanız gerek!
O zamana kadar herhangi birinden duyduğum en önemli şeydi. İnsanlar hayata dair büyük sorular sorduklarında genellikle nefeslerinin burun deliklerine ne zaman girip çıktığıyla zerre kadar ilgilenmezler. Daha ziyade, öldükten sonra kendilerine ne olacağı gibi şeyleri bilmek isterler. Oysa hayatın gerçek esrarı, siz öldükten sonra ne olacağı değil, siz ölmeden önce ne olacağı, ölümü anlamak için yaşamı anlamanız gerek. İnsanlar, ölünce tamamen yok olup gidecek miyim, cennete mi gideceğim, yeni bir bedende yeniden doğacak mıyım, diye sorarlar. Bu sorular, doğumdan ölüme dek varlığını sürdüren bir ben bulunduğu varsayımına dayanır. Ve asıl soru şudur: Ölünce bu bene ne olacak? Ama doğumdan ölüme kadar varlığını sürdüren nedir ki? Beden her an değişip durur, beyin her an değişip durur, zihin her an değişip durur. Kendinizi ne kadar yakından izlerseniz, aslında hiçbir şeyin bir andan diğerine bile aynı kalmadığı o kadar aşikar olur. O halde bütün bir hayatı bir arada tutan nedir? Eğer bunun cevabını bilmiyorsanız, hayatı anlamamışsınız demektir. Ve şurası kesin ki, ölümü anlama ihtimaliniz hiç yoktur. Hayatı neyin bir arada tuttuğunu bir gün keşfederseniz, o zaman ölüme ilişkin büyük sorunun cevabı da ortaya çıkacaktır. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders Yuval Noah Harari
Hayata Dair
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.