Herkese selamlar…
Haftanın ilk günü okuyup bitirdiğim bir kitabımla daha sizlerleyim… Bugün her şeye geç kaldığım gibi postu paylaşamaya da geciktim azıcık Neysee diyelim kitabımızı yorumlamaya başlayalım …
Kitabın hikayesini okurken kendimi karlı bir gündeymiş gibi hissediyordum . Her sayfasını karlı sokaklarda yürürken üşüyor gibi okudum. Çok tuhaf bir his ama cidden öyle okudum… Çünkü “UMUT” suzluk vardı kitapta
“ UMUT” suzluk üşütüyormuş.
Konusundan bahsedeyim size ;
Hayatın önüne attığı küçük yemleri takip edip kabuğundan
dışarı çıkıyorsun. Sonra ‘Senin kabuğun nerede!’ diyen
bir tokat çarpıyor yüzüne. Umut bu yüzden gitti. Yeni bir
kabuk yaratmak için. Peki, ben nereye gideceğim?”
Bazen biri gider ve geriye her şey kalır.
Mehmet, eski bir defterin sayfaları arasında, kaybolan dostu Umut’un izlerini ararken yalnızca
onun değil, kendi geçmişinin de gölgesinde gezinir.
Sonsuz gibi görünen sıradan günlerin içinde, bir köşe başında, tanıdık bir kafede, bir bakışın
ardında ya da bir şiirin satır aralarında yankılanan hatıralar vardır.”
Canım Her Ay Okuyanlar KulübüMerve
tavsiyesiyle