Emek + başarı ≠ mutluluk
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 22:39
Genel olarak Martin Eden'ı anlatacak olursak.. Bireysel çabanın sınırlarını, toplumun başarıya bakışını, insanın aidiyet ve anlam arayışını irdeleyen, düşündürücü ve sarsıcı bir romandır. Kısacası budur Martin Eden kitabını anlatan... Fakat burada çok fazla yorum ve karakter değerlendirmeleri yapacağım bu sebepten SPOİLER olabilir. Kitabı okuyanlara yönelik yazıcağımdan dolayı okumayanlar için yorumlarım askıda kalabilir. Öncelikle Ruth'dan bahsetmek istiyorum, insan kendi sınıfında daha rahat hisseder değil mi bunun aksini iddia edenin samimiyetinden şüphe ederim... Bu sebeple de Ruth, Martinin kendi sınıf düzeyinde olmasını ve kendi ailesi gibi işlerde düşüncelerde olmasını ve bu sebeplede Martine sürekli babasının yanında çalışmasını istedi yani Martinin düşüncelerini isteklerini ideallerini reddetti kendi ideallerine kendi sınıfının düzeyine uymasını istedi... Aslında Ruth'un AŞKI değil, kendi sınıfının ideolojisi ağır bastı. Martin de üst sınıflara bir hayranlık vardı fakat tam olarak hayranık da denebilir mi bilemem ama... Şöyle ki kendi üst sınıfındakilerin, kendi sınıfındakilere nazaran daha kibar anlayışlı hoşgörülü olduğunu düşünerek onlara duyduğu bir hayranlık başladı. Bu hayranlık aynı şekilde Rutha karşıda öyleydi. Bu sevgi vasıtasıyla kitaplara daha fazla ilgi duydu. BENCE kitaplara ve Rutha değil üst sınıfa ilgi duyduğundan kitaplar dikkatini çekti. Fakat okudukça anladı anladıkça üstsınıfın yüceltilecek kadar olmadığınıda anladı. Şöyle ki Martini ben burada tebrik etmek istiyorum kararlı ve istikrarlı, iradeli bir karakter. Yani kendine inanıyor inandığı içinde başarılı oluyor. Fakat bu başarı istediği mutluluğu veremiyor ve bunu o da fark ediyor. Hayatının tamamı kitaplar yazmak ve Ruth'a verdiği sözü gerçekleştirmekten oluşuyordu ve bu sebeplede aslında nereye ait olduğunu, neden yaşadığını unutuyor. Alıntı paylaşırken #289633946 Burada Martin 'dünyanın en iyi şeyini aşk olarak görüyordu' ve sizlerede 'sizce dünyanın en iyi şeyi nedir?' diye sormuştum. Ben buna 'AİT OLMA HİSSİ' demiştim... Tabi bunları yazarken kitabın nasıl ilerleyeceğini ve nasıl biteceğini bilmiyordum ki kitapta Martin'in kendini kaybetmesi ve nereye ait olduğunu bulamaması olmuştu. Ne kendi sınıfına gidip oraya ait hissediyordu ne de üstsınıf insanlarının arasında kendini oraya ait hissediyordu. Yani Martin kaybolmuştu aidiyet yok olmuştu. Aslında baktığımızda Aşktan da öte aitlik duygusu onu aşktan daha da perişan etmişti. Martin genelde hırslı, kibirli, bireyci diye etiketlenir ama onun asıl meselesi güçsüzlük değil şefkat fazlalığı. İnsanları, fikirleri, sevgiyi ciddiye alıyor. Hayatı hafife alamıyor. Bu da onu kırılgan yapıyor. Üst sınıfı “ileri insan” sanması bir saflık aslında zihinsel değil ahlaki bir ilerleme bekliyor onlardan. Oysa karşılaştığı şey yüzeysellik, çıkarcılık, fikirlerin değil unvanların değerli oluşu. Zengin olduğunda gördüğü tavırlar ise son darbeyi vuruyor. Çünkü artık biliyor ki değişen kendisi değil, ona bakan gözler. Bazı insanlar hayatta kalmak için duygularını köreltir Martin bunu yapamıyor. O yüzden hayat ona “boş” gelmeye başlıyor. Çünkü boşluk aslında dünyada değil, insanların yaşama biçiminde. Son sahnedeki derin sulara bırakma hâli de bir kaçıştan çok, bence hayatı yarım yamalak yaşamayı reddediştir. Şunu çok net söyleyebilirim: Martin Eden güçlülerin romanı değil, fazla derin hissedenlerin romanı. ~~~~~ Gel gelelim Martin Eden aslında kim? Bu çok tartışılası bir konu çünkü Jack London kendinden çokça şey katmıştır romana ve hayatını okuduğumda içimda tam olarak şöyle bir şey yaşandı 'laann yoksaaa....' haahahaha Tabikide Martin bir hayali karakter ama tamamen Jack Londondan bağımsız diyemem. Bunuda size sorayım neden Jack london Martini öldürdü? Madem kendi yaşantısından esinlendi neden yaşatmadı da öldürdü?
Araştırma-İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
·
1 +1'leme
·
1.369 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güzel bir inceleme olmuş emeğinize sağlık
Dayanışmayı küçümsediği için, tek başına kazanılan başarının toplum acısından bir anlam ifade etmediğini göstermek için, insanın sadece kendisinin değil toplumda ezilen sınıfında kurtuluşunun birlikte sağlanacağını göstermek için, "Kurtuluş yok, tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz."
Fatmanur KARATEPE
Gönderi Sahibi
Bireyci oluşu aslında onu buralara sürükledi doğru Toplum çok önemli. Yorumunuz için teşekkürler 💫