Semerkant / Amin Maalouf
Ezel dizisinde çokça yer alan Ömer Hayyam’ı epeydir merak ediyordum fakat bu kitaptan onu öğreneceğimi bilmiyordum. Kitap, 4 bölümden (1. Kitap, 2. Kitap, 3. Kitap, 4. Kitap şeklinde) oluşuyor.
Ana karakterimiz Benjamin Omar “Atlas Okyanusu’nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikâyesi.” diyerek başlamış. Yani Titanic batması sonucu kaybolan ‘Yazma’.
Söz konusu olan kitap Ömer Hayyam’ın nüsha yazmasıdır. İçi boş bir kitap şeklinde Ebu Tahir kadı tarafından verilmiş kendisine. Ve Ömer Hayyam rubailerini en yalın halleriyle yazarak doldurmuş.
1. Bölümde Ömer Hayyam ile birlikte İslam dünyasının diğer şairleri hakkında birçok bilgi edindim ve bunun yanı sıra Cihan ile olan aşkı heyecan kattı bana.
2. Bölüm Hasan Sabbah ve Haşşaşiyun Cenneti anlatısıdır. Alamut Fedaileri’ne giden yolu hazırlayan bu bölüm, iktidar–inanç ilişkisini sorgulatan güçlü bir arka plan sundu bana.
3. Bölümde Benjamin Omar’ı yakından tanıdım. Onun, Ömer Hayyam’a giden yollarını ve o yollarda yaşadıklarını otobiyografi şeklinde okudum.
En son 4. Bölüm ise Semerkant yazmalarının uğruna verilen çabaların bir deniz dibine gömülerek nasıl yok olduğuna şaşırarak bitirdim kitabı. Bu bölümde de Şirin heyecan kattı bana.
Genel olarak kitap hem bilgi açısından hem o dönem koşulları açısından doyurucu bir eser. Rubailerin yanı sıra o kadar çok altı çizili alıntılar var ki beni sürekli düşünmeye sevk etti. Dini inançlarım doğrultusunda yanlış bulduklarım oldu fakat bir yandan kitap bende şöyle bir etki bıraktı “acaba rubailerde Hayyam ne anlatmak istedi , ezbere bir sonuç mu yoksa altında derinliği olan mesajlar mı bunlar?” Bunun için de daha detaylı bir araştırma yapmam gerektiği sonucuna vardım. Eğer “bunu izlemelisin veya bunu da okursan destekleyici nitelikte olur” dedikleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.