6/10
·368 syf.··
2025 63. kitabı
Sabrina Jeffries'in sorunu kitaplarında ana karakterler arasında önce şehvet doğurması, sonra tutku oluşturması, kitap bitmeye yakınken de birbirlerini sanki çok daha öncesinde delicesine seviyorlarmış da aşklarını itiraf etmekte gecikmişler gibi telaşla bi son yazması sanırım. Anlatamamış olabilirim ama okuyanlar bence ne demek istediğimi anladılar:D Ha yazarı sevmiyor değilim bence historical romance türünde kalemi iyi olan yazarlardan biri. Öyle gereksiz entrikalar yaratıp, kadın karakterleri fiziksel ve psikolojik istismar mağduru edip, sonra da erkek karakterlere aşık etmiyor en azından (bkz. Brenda Joyce, Judith McNaught bu yazarları severler kızmasın ama öyle). Serinin ikinci kitabını sevdim aslında ama Annabel karakterine bir türlü ısınamadım maalesef. Biraz fazla iki yüzlü göründü bana. Jarret daha şeffaftı mesela. Annabel gereksiz sır saklama yarışına girdi. O yüzden sonlara kadar bazı şeyleri netleştirmemesi sinirimi bozdu. Ee doğal olarak Jarret da birçok şeyi yanlış anlayıp, durumu öyle değerlendirdi. İlk kitaptaki kadın karakter olan Maria'yı daha çok sevdim mesela. Çünkü baya olayların üzerine dan dan giden ve asla çekinmeyen bir karakterdi. Elbette iki kadın karakter arasında bazı durumlar ve hayat şartları eş değer değil, o yüzden Annabel'i de anlıyorum. Hayatını korkarak ve çekinerek geçirmiş. Ama en azından bir tık daha dürüst olabilirdi. Serinin üçüncü kitabında, kardeşlerin üçüncü büyüğü olan Minerva anlatılıyor. Minerva bana biraz fazla boş, havai bir karakter gibi geliyor ama bakalım. Her neyse yine de sevdim seriyi. Üçüncü kitaba ne zaman başlarım bilmiyorum. Okuyacak bir şey bulamazsam belki hemen devam ederim ehe:')
Yatağımdaki SerseriSabrina Jeffries · Epsilon Yayınları · 2011198 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.