Jack London 1876’da San Francisco’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Gençliği hayatta kalmak için verdiği fiziksel mücadelelerle geçti. konserve fabrikalarında çalıştı, istiridye korsanlığı yaptı ve balıkçı devriyelerine katıldı. Bu yıllar onun ileride yazacağı deniz temalı eserlerin temelini atmıştır.
Altına Hücum dönemi
London’ın hayatındaki en büyük dönüm noktası olmuş ve edebiyat ile ilk tanışma bu dönemde gerçekleşmiştir. Altın bulamadı ama o esnada yaşadığı dondurucu soğuklar açlık ve vahşi doğa, ona dünya edebiyatına kazandıracağı en büyük hazineyi verdi deneyim ve derin bir gözlem gücü nitekim Jack London yaşadıklarını eserlerine yansıtan bir yazardır.
Martın Eden
Martin Eden yarı otobiyografik bir romandır. Muhtevası Jack London'un hayatı ile paralellik gösterir. London, keskin bir sosyalistti Eserlerinde sınıfsal farklılıkları ve işçi sınıfının ezilmesini sıkça dile getirirdi. Bu eserin teması da sınıfsal ayrım gelir eşitsizliğidir.Burjuva ve entelektüel sınıfı sertçe tenkit etmiştir.Romanın ana kahramanı Martin Eden kaba saba eğitimsiz kibarlıktan yoksun bir denizcidir. Bir kavga da kurtarmış olduğu Arthur Morse Martini evlerinde bir akşam yemeğine davet etmiştir. Arthur üst sınıfa mensup zengin ve entelektüel bir ailenin çocuğudur. O akşam yemeğinde Martin Eden Arthur un ailesine ve evlerine hayran olur ama asıl hayran olduğu şey Arthur'un kız kardeşi Ruth Morse'dur . Martin Ruth'a sırılsıklam aşık olur. Ruth onun için kibarlıktır, nezakettir, zarafettir saf bilgeliktir. Martin Eden kendi ile Ruth arasında yapmış olduğu mukayeseden sonra kendini geliştirmeye bilgisini artırmaya karar verir. Martın tuttuğunu koparan bir karakterdir canla başla çalışır kitaplar ile uyur kitaplar ile yer kitaplar ile konuşur. Çok uzun ve çok zor bir süreçten sonra Martın ilmî ve entelektüel alanda kendini aşmış basamakları tırmanmıştır.
HAYAL KIRIKLIĞI
Martin eğitimini arttırdıkça entellektüel seviyesinin üzerine çıktıkça gözünde büyütmüş olduğu üst sınıfın kibirli yapmacık sahte özenti insanlardan oluştuğunu anlar . Martin edenin gözünde büyütmüş olduğu o Çağdaş Aydın insanlar özünde oldukça yobazdır. Bunu gören Martin ilk zamanlarda çok istediği o entelektüel cemiyetlere o akşam yemeklerine katılmak bir yana tiksinti ile uzak durur.
KÖTÜ SON
Martın Eden yazarlık kariyerinde ki zorlu süreçten sonra başarı elde eder ve zengin olur. Edebiyat camiasında ismi tanınır hâle gelmiş dergiler "ünlü yazar" Martın Eden' in peşinden koşmaya başlamıştır. Onu dışlayan Morse ailesi ve çeşitli entelektüel kişiler Martin'in etrafında pervane olur onu "ünlü yazar Martın'i "sürekli akşam yemeklerine davet ederler. Oysa "ünlü yazar" olmadan önce zengin olmadan önce Martin Eden'e kimse el uzatmamıştı Martin kimi zaman aç kimi zaman soğukta uyumuştu o haldeyken kimse onu yemeğe davet etmemişti kimse ona saygı göstermemişti ama değişen bir şey yoktu Martin yine aynı martin'di yine aynı elleri vardı yine aynı fiziksel yapıya sahipti yine aynı düşünceleri söylüyordu değişen sadece martin'in banka hesabı ve şöhreti olmuştu demek ki üst sınıf onun şöhretine ve zenginliğine hürmet gösteriyordu martin'e değil martin'de bunu anladı ve üst sınıf olan nefreti iki katına çıktı "ünlü yazar" olmadan önce onu terk eden Ruth şöhret ve para kazandıktan sonra yeniden onun yanına dönmek istiyordu demek ki aslında o da onu sevmemişti .
İNTİHAR
Ne kadar zengin olsa da şöhreti olsa da Martin bunların mutluluk getirmediğini gördü.Şöhreti yüzünden peşini bırakmayan üst sınıftan ise bunalmıştı . Tropik bir adada yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi ama yolculuk martin'e istedigi tatmini vermedi ve intihar etti. Martin koyu bir Spencer ve Nietzsche hayranıydı üstüninsan idealine inanmış bireyci bir yapıya sahip olmuştu yani Jack London'un tam tersi görüşlere sahipti. Jack London Martin'in intiharının bireyciliğin yenilgisi olduğunu söylemiştir.
Not ; kesinlikle iş Bankasından okunmalı levent cinemrenin çevirisi Martin EdenJack London