Bekle Beni: Okuma Listesiyle Roman Kurmak
7/10
·192 syf.··
2025 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 15:51
Bekle Beni okurken sık sık şunu düşündüm: Bu roman, bir hikâye anlatmaktan çok, bir zihniyet beyanı yapmak istiyor. Selim’in dünyası, Camus, Sartre, Kafka, Benjamin, Hamsun, Bulgakov gibi isimlerle örülmüş durumda; fakat bu referanslar, karakterin iç dünyasını derinleştiren uğraklar olmaktan ziyade, onun entelektüel ayrıcalığını sürekli hatırlatan işaret fişekleri gibi duruyor. Özellikle Borges meselesi beni metinden koparan anlardan biri oldu. İlk Türkçe çevirileri 1980’lerden sonra yaygınlaşan bir yazarın, 1971 Türkiyesi’nde Selim’in düşünce evrenine bu kadar doğal biçimde yerleşmesi, bana romanın tarihsel zemininden çok, bugünün okurunu gözeten bir tercih gibi göründü. Aynı durum Sartre için de geçerli. “Cehennem başkalarıdır” sözü, Selim’in iç monoloğunda varoluşçuluğun ağırlığını taşımaktan çok, her derde deva bir cümleye indirgenmiş hâlde karşımıza çıkıyor. Kafka göndermelerinde ise sorun daha yapısal. 12 Mart döneminin sistematik ve ideolojik baskı mekanizması, roman boyunca “Kafkaesk” bir belirsizlikle açıklanmaya çalışılıyor. Oysa burada yaşanan, absürt bir bürokratik karmaşadan çok, son derece bilinçli ve politik bir şiddet düzenidir. Kafka’yı bu noktada devreye sokmak, edebî bir metafor kurmaktan ziyade, tarihsel sorumluluğu bulanıklaştırıyor. Romanı okurken aklıma kısa bir süre önce yaşadığım bir deneyim geldi. Yakın zamanda ailecek on gün İsviçre’de kaldık. Aradan geçen uzun yıllara, gelişen imkânlara, her şeyin daha düzenli ve erişilebilir olmasına rağmen, yabancı bir ülkede yaşamanın yükünün pek de değişmediğini fark ettim. Dil, aidiyet, sürekli “misafir” olma hâli… Selim’in Stockholm günlerini okurken, romanın bu duyguyu gerçekten yaşatmaktan çok, adını koymakla yetindiğini düşündüm. Sürgünlük ve göç, tıpkı romandaki aşk ve direniş gibi, hissedilmesi gereken yerlerde sözcük düzeyinde kalıyor. Sonuçta Bekle Beni, edebiyat ve felsefeyi güçlü bir anlatının yapıtaşları hâline getirmek yerine, romanın önüne dizilmiş bir okuma listesi gibi kullanıyor. Benim için metnin en temel sorunu da burada düğümleniyor: Okuduklarımız, Selim’i anlamamıza değil, Selim’in ne kadar “okumuş” olduğunu bilmemize yarıyor gibi, kısa ve akıcı bir şekilde okunuyor.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
··
2.474 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı bende aldım ve şuan bunun benzeri olan yazmak için yazılmış bir kitapla yolculuk hiç çekilmiyor.Bitirmiş olmanın rahatlığı banada nasip olsun diyorum...
Girişimcilik Durağı
Gönderi Sahibi
İyi yolculuklar, en azından az sayfa olması teselli
Yıllarca sürgün hayatı yaşamış birinin bu duyguyu sadece "sözcük düzeyinde" kalmayıp hissettirebilmesini beklerdim oysa. Çoğu kişi için hayal kırıklığı olmuş bu kitap.
Girişimcilik Durağı
Gönderi Sahibi
Kesinlikle biraz yazmış olmak için yazılmış gibi geldi
kesinlikle katılıyorum..