"Hayatın görünenden ibaret olduğunu düşünmek çok sıkıcı. Ölülerin sonsuza dek yok olduğunu düşünmek bana çok haksızlık gibi geliyor.
Yaşanan onca şey, acılar, sevinçler, mutluluklar, aşklar ölenle birlikte yok olup gidecek mi?
Hayır, ben böyle bir hayata inanmıyorum. Sevdiklerimizin ölümden sonra başka bir varlık düzeyinde bizimle birlikte olduklarını düşünüyorum. Yokluk hissini kabullenmek istemiyorum..
İçimizdeki o derin duygunun her an hatıralarımıza hayat verdiğini bir kez daha hissettim; biz kalbimizi kapatmadığımız sürece ölen sevdiklerimiz de bizimle yaşamaya devam ediyor, onları rüyalarımızda misafir etmekse hem bizi hem de onları mutlu kılıyordu..."
Bu alıntıyı okuyana kadar inceleme yazmayı düşünmüyordum.
Bazen bir kitapta hiç ummadığınız an'da kendi duygularınızla karşılaşır donar kalırsınız..
İşte bu satırlarda ben de bunu yaşadım.
Sevdiklerimiz, kaybettiklerimiz bizimle yaşamaya devam ediyor.Biz onları andıkça, hatırladıkça bizimle birlikteler. Ben de buna yürekten inanıyorum.
Hani bir söz vardır;
"İnsan ölünce değil unutulunca ölür "
Kitabımızda gerçek bir aşk ve kavuşamayanların, sevgisiz büyüyenlerin, fedakarca kendini kardeşlerine adayan ve hayallerini yaşayamayanların hüzünlü hikayesi var.
Çocuklukta yaşanan travmalar insanın bütün hayatına yansıyor. Bazen bu hayattaki mutsuzluğumuzun sebebi olabiliyor.
Kitabın da vermek istediği bir ders var bizlere.
Önemli olan birçok çocuk dünyaya getirmek değil, onlara huzurlu, güvenli, mutlu bir aile ortamı sağlayabilmek, bu sorumluluğu sonuna kadar alabilmektir!
Etkileyiciydi..
Hüzünle,keyifle okudum, yazara Tarık Tufan selam olsun.
Keyifli okumalar diliyorum..