Puan vermedi·342 syf.····Okunma: 23 Aralık 2025 22:56 ... Efenim ben geldim…Kısacık bir inceleme ile geldim.:)
Spinoza dedikleri kimdir, nedir diye merak ettim.
Okudum..
İlk defa bir kitabı bu kadar araştırdım.
Kur’an’ıma çok zordu… :)
Önce şu Spinoza abimize bakalım, buyurun efenim:
Baruch Spinoza, 1632’de Amsterdam’da doğar.
Dindar bir Yahudi cemaatinin içinde büyür; kutsal metinleri öğrenir, kuralları ezberler.
Fakat Spinoza’nın zihni, kurallarla pek iyi geçinmez.
Okudukça inanmak yerine düşünmeye, düşündükçe de soru sormaya başlar.
Bu sorular arttıkça çevresindekilerin huzuru azalır.
Sonuç gecikmez:
24 yaşlarındayken düşüncelerinden dolayı cemaatten aforoz edilir.
Yani sosyal hayattan resmen silinir.
Spinoza bu duruma isyan etmez.
Tartışmaya girmez, kimseyi ikna etmeye çalışmaz.
Sessizce kenara çekilir.
Geçimini mercek yontarak sağlar.
Gösterişsiz, yalnız ama zihinsel olarak son derece yoğun bir hayat sürer.
Ve tam bu sessizliğin içinde, felsefe tarihinin en sarsıcı kitaplarından biri ortaya çıkar:
Etika.
(Not: Etika, Spinoza’nın ölümünden sonra yayımlanmıştır. O dönemde bazı kitapları isimsiz basılır. Kitapları yasaklanır. Çünkü ateist olduğu düşünülür ve hem Yahudiler hem Hristiyanlar için tehlikeli kabul edilir. Oysa Spinoza bir yaratıcı olduğunu söyler; sadece Tanrı’yı alışılmış biçimde tanımlamaz.)
Etika’yı okurken şunu fark ediyorsunuz
Spinoza size “nasıl iyi insan olunur” demez.
Onun derdi öğüt vermek değil.
“İnsan neden böyle davranır?” sorusuna cevap arar.
Yani ahlakı nasihatle değil, insanı anlayarak kurmaya çalışır.
Bu yüzden önce şunu netleştirir
Etika bir kişisel gelişim kitabı değildir..
“Sabah 5’te kalk, ibadet et, evrene mesaj gönder” yoktur.
Hatta Spinoza evrene bakıp şunu söyler:
“Merak etmeyin, evren mesaj falan okumuyor.”
Spinoza’ya göre Tanrı, gökyüzünde oturup insanları izleyen bir varlık değildir.
Tanrı, doğadan ayrı bir yerde durmaz.
Tanrı eşittir Doğa derken şunu kasteder:
Evrenin kendisi ilahi düzendir.
Her şey bu düzenin içinde ve bu düzenin yasalarına göre olur.
Yani biz, ağaçlar, kediler, canlılar ,hatta sinir olduğumuz insanlar… :)
Hepimiz aynı düzenin parçalarıyız..
Bu yüzden başımıza gelenlerin çoğu keyfi ya da rastlantı değildir.
Spinoza’ya göre bunlar neden–sonuç ilişkilerinin sonucudur.
Kitabın en çarpıcı fikirlerinden biri şudur:
İnsan özgür olduğunu sanır, çünkü nedenlerini bilmez.
Spinoza burada şunu demek ister:
İnsan davranışlarının sebepleri vardır;
duygular, alışkanlıklar, beden, çevre, geçmiş deneyimler…
Ama biz bu sebepleri bilmediğimiz için
“Ben böyle istedim” deriz.
Sinirleniyorsun, üzülüyorsun, âşık oluyorsun…
“Ben böyleyim” diyorsun.
Spinoza ise arkadan sakin bir sesle şunu diyoo
“Böyle olmanın sebepleri var;
sen sadece o sebeplerin farkında değilsin.”
Duygular bölümünde Spinoza meseleyi daha da sadeleştirir.
Ona göre insanın temel itkisi şudur:
Var kalmak ve varlığını sürdürmek.
Sevinç = insanın varlık gücünün artması
Keder = bu gücün azalması
Yani sevinç ve keder, ahlaki etiketler değil;
insanın yaşam gücündeki değişimlerdir.
Biraz karmaşık gibi görünür ama Spinoza’nın derdi şudur:
Duygularımızı yargılamak değil, anlamak.
Ahlak anlayışı da buradan çıkar.
Ahlak suçluluk hissiyle değil, faydayla ilgilidir.
Seni güçlendiren, aklını ve yaşamını geliştiren şey “iyi”;
seni zayıflatan, enerjini tüketen şey “kötü”dür.
Özgürlük anlayışı da alıştığımızın tersidir.
Spinoza’ya göre özgürlük,
“canım ne isterse onu yaparım” demek değildir.
Özgürlük,
neden böyle davrandığını bilerek hareket edebilmektir.
Kitap zor mu?
Evet… çok.
Bazı önermeleri okuyup beş dakika tavana bakıyorsun.
(Bende on dakika da olmuş olabilir.)
Ama kitap seni suçlamaz.
“İnsan kötüdür” demez.
“İnsan anlaşılmamıştır” der.
Belki de Spinoza’nın kendi hayatı bunun en iyi örneğidir.
Dışlanmış, yalnız yaşamış, sessizce ölmüştür.
Ama kimseyle kavga etmeden, kimseyi ikna etmeye çalışmadan, düşünmüştür ve yazmıştır..
sadece düşünerek etkili olmuştur.
Etika da tam olarak bunu yapar:
Bağırmaz, rahatlatmaz ama netleştirir.
Kitap bittiğinde şunu fark ediyorsunuz:
Hayata biraz daha sakin bakıyorsunuz.
Daha az öfkeleniyorsunuz.
Ve başkalarını yargılamak eskisi kadar anlamlı gelmiyor.
Dini inancı olan insanlar da bu tarz kitapları
ön yargısız ve objektif okuyabilir..Okuyun bence katılsanız da
Katılmasanız da :)
Spinoza’nın ne demek istediğini anlamak zordur ama mümkündür...
Etika hızlı okunacak bir kitap değildir.
Sindirerek, “burada ne diyor?” diye düşünerek okunacak bir kitap.. Buraya kadar okuduysanız vallahi bir çay hakketiniz.
Keyifli okumalar...